48

86

87


Evren Paşa'nın yaptığı takvim sayfaları hızla düşerken, seçim heyecanı da giderek artmaktadır .

Turgut Sunalp'ın Milliyetçi Demokrasi Partisi'nin, Necdet Calp'ın Halkçı Partisi'nin ve Turgut Özal'ın Anavatan Partisi'nin 6 Kasım seçimlerine girmeleri kesinleşir.

Eski AP'lilerin emekli orgeneral Ali Fethi Esener'in başkanlığında kurdukları Büyük Türkiye Partisi, Milli Güvenlik Konseyi kararıyla kapatılmış, ardından ortaya çıkan Doğru Yol Partisi'ne ve Erdal İnönü'nün kurduğu Sosyal Demokrat Parti'ye seçimlere girme izni verilmemiştir.

Seçim propagandası bütün hızıyla sürerken, 4 Kasım 1983 günü, herkesi şok eden bir olay olur.

ANAP Genel Başkanı Özal, İstanbul'da Saraçhane Mitingi'nde konuşmaktadır. HP Genel Başkanı Calp, Trakya'da siyasi faaliyetini sürdürürken, MDP Genel Başkanı Sunalp Bolu yolundadır.

Cumhurbaşkanı Kenan Evren, televizyonda zehir zemberek bir konuşma yapmakta ve açıkça Özal'ı hedef almaktadır :

"Geleceğin iktidarına talip olan yeni partilerimiz birçok tatlı vaadlerde bulundular. 1980-1981 yılları arasında ekonomik durumun düzelmesini kendilerine mal edenleri, ekonominin tabii kanunlarını bu memlekette kendisinin bildiğini söyleyenleri, bilgi, beceri ve işbirlik vasıflarının Allah tarafından yalnız kendilerine verildiğini büyük bir gururla hergün çekinmeden ifade edenleri, ihracatın sihirli değneğinin yalnız kendilerinde bulunduğunu, bugüne kadar gelmiş geçmiş bütün yönetimlerin hatalı hareket ettiklerini, ancak kendilerinin hatalı olmadığını, yapılmış faydalı yatırımlarda kendi paylarının bulunduğunu, enflasyonu ancak ve ancak kendilerinin aşağı çekebileceğini, anarşi ve terörün başlıca sebebinin ekonomik kriz olduğunu, herkesi ev sahibi yapacaklarını, ortadireği yalnız kendilerinin ayakta tutabileceğini ve daha birçok tatlı vaatler dinlediniz. Elbette böyle söyleyeceklerdir. Hiçbir satıcı benim malım çürük der mi? inşallah gerçekleştirirler. Ancak, üzüntü veren taraf, 12 Eylül/ den sonra yönetimde görev alıp, görevde kaldıkları sürece bütün iyi kararları kendilerinin aldığını, Ekonomik Kurul'u, Bakanlar Kurulu'nu ve Milli Güvenlik Konseyini adeta

 

 
ortada yok kabul etmeleridir. 12 Eylül' den sonra alınmış bütün kararların Milli Güvenlik Konseyi'nin tasvibinden geçtiğini, tasvip edilmeyenlerin yürürlüğe konmadığını bildikleri halde, daha iktidara gelmeden, şimdiden bu şekilde hilaf-ı hakikat beyanda bulunanların, bundan sonra ne yapabileceğini takdirinize sunmak isterim. "

Konuşmasına, hedefinin" genel" olduğu izlenimi vermeye çalışan, kişi veya parti adı vermeyen Evren'in, Özal 'ı hedef aldığı açıkça bellidir.

Cumhurbaşkanı, seçimlere iki gün kala, böyle bir konuşma yapmaya neden gerek duymuştur?

12 Eylül darbecileri, Turgut Özal'ın parti kuruculuğunu ve milletvekili adaylığını veto etmez ve ANAP'ın kuruluşuna izin verilirken, Turgut Sunalp'ın MDP'si karşısında hiçbir partiye şans tanımama yanlışına düşerler. Hesaplar tutmamış, ANAP'ın iktidara geleceği, seçimlere birkaç gün kala belli olmuştur. Halkın kendisine çok bağlı olduğuna inanan Evren, son anda seçmeni yönlendirebileceğini, ANAP'a oy verilmemesini sağlayabileceğini düşünür. çünkü kendisine, "Hangi partiye oy vereceğiz?" diye soran mektup ve telgraflar yağmaktadır.

Kamuoyu yoklamaları ANAP'ın iktidara geleceğini ortaya koymaktadır. O kamuoyu yoklamalarının gazetelerde yayınlanması da yasaklanır.

Oysa, atı alan Üsküdar'ı çoktan geçmiştir. Evren, o konuşmayı yapmakla Özal'ın ekmeğine büsbütün yağ sürdüğünü elbette bilemez. Özal ise bunun farkındadır. Evren'in konuşmasını duyar duymaz, "işte en büyük hatasını şimdi yaptı. Artık bu seçimi kesin olarak biz alırız" der. Ve parti örgütüne el altından mesaj gönderir :

"Pazartesi günü iktidardayız."

MDP Lideri Sunalp, "Eyvah, işimiz bundan sonra daha zor, halk şimdi tepki gösterir. Bu iş bitti, biz artık kaybettik" diye isyan eder. HP Lideri Calp ise,hayretler içindedir. Cumhurbaşkanının tercihini böylesine açıktan belli etmesini anlayamaz.

Oylar "Tonton Amca'ya

6 Kasım 1983, Pazar.
 
 Geri

İleri