48

84

85


yerde mesul mevkiler işgal etmiş bir kişiyim. Neden siyasete atıldım? Neden bir siyasi parti kurma kararı atıldım? Benim siyasete atılmamın nedeni ikidir.. Birincisi, benim ile Yüce Allah arasındadır. Ben inanmış bir insanım. inancım, halka hizmet hakka hizmettir. Doğru bulan olur, yanlış bulan olur. Hiçbir sözüm yok. Bu benim şahsi inancımdır.

İkinci sebebe gelince; otuz yıllık devlet hizmetim sırasında sık sık ve derin ıstırapla şunu gördüm.. oy kaygısıyla politikacıların hayal tacirliği yaptığını, seçmenlere gökyüzünü bile vaadettiklerini gördüm. Bunca yaşanmış olaydan, bunca edinilmiş tecrübeden sonra ne yapacaktım?

Bütün bunlara karşı kayıtsız kalamadığım içindir ki, politikaya girme kararım bir avuç gönüldaşımla parti kurma şeklinde tecelli etti."

Dört Eğilim Birarada


Özal, 1983 Türkiye'sinin şartlarım ve toplumsal özlemlerini çok iyi belirlemiştir.

Siyasal ve ideolojik ayrılıkklar nedeniyle yaşanan acıların verdiği ders ve tecrübeden ilhamım alarak, "denge unsuru" olarak nitelendirdiği Anavatan Partisi için, "dört eğilimi biraraya getirme'yi temel sloganlardan biri yapar. Amaç, eski Adalet Partilileri,Cumhuriyet Halk Partilileri, Milliyetçi Hareket Partilileri, Milli Selamet Partilileri biraraya getirmek, uzlaştırmaktır. Böylece, üstün ve tarihsel bir misyon yüklenir. Meydanlardaki, televizyondaki her konuşmasında, daha önceki siyasal eğilimleri partisinde birleştireceğini söyler ve dört aynı eğilim sahiplerini partisinde birleşmeye çağırır.

12 Eylül öncesinde çok gözyaşı dökmüş, acı çekmiş, iç savaşın eşiğine gelmiş bir topluma 1983 Türkiye'sinde bundan daha çarpıcı, bundan daha etkili mesaj verilebilir mi?

Dört eğilimi birleştirmenin siyaset sosyolojisine ve eşyanın doğasına aykırı olduğunu öne sürenlerin yoğun eleştirilerine rağmen, Özal, bu amacını gerçekleştirir. ANAP, dört eğilim için bir kavşak noktası olur.

O, yapmayı tasarladığı reformlarda toplumdan güç ve destek almak için, farklı eğilimleri bir kavşak noktasında buluş

 


turmanın, asgari müştereklerde birleştirmenin ve siyasal eğilimler arasında düşmanlığa varan keskin ayrılıkları ortadan kaldırmanın gereğine inanır. Hep sevgiden söz eder. "Bütün insanları seviyoruz" der. Ulusallıktan evrenselliğe uzanan büyük ve geniş sevgi şemsiyesini açar ve bir bayrak gibi taşır elinde...

Köklü reformlar yapmak, tabuları yıkmak ve büyük değişimi gerçekleştirmek için toplumsal destek şarttır. Çok değişik düşünce odaklarının oluştuğu ve bunların uzlaşmasının çok güç olduğu bir ortamda, böyle bir toplumsal destek nasıl sağlanacaktır? Aşırı düşünce çatışmasından, uzlaşmış bir barış toplumu çıkararak... Farklı eğilimleri biraraya getirerek ve harika bir siyasal mozaik yaratarak...

Özal, işte bunu başaracaktır. Siyasal yıpranmayı, siyaset sosyolojisinin kurallarını sarsmayı, eşyanın doğasına aykırı bir olayı gerçekleştirmeyi ve "pay kaptırmamak" için adeta can havliyle yapılan saldırıları göze alarak, göğüsleyerek... İkna ile, hoşgörü ile, sevgi ile...

O, bazı köhne siyasal gelenekleri yıkmaya da kararlıdır.

"Dört eğilimi birleştirme" ilkesi, siyasette uzlaşmayı ve barışı getirir. Sağcısını ve so1cusunu, AP'li, CHP'li, MSP'li ve MHP'lisini bir kavşak noktasında buluşturur. ANAP, böylesine çarpıcı bir sentezi, böylesine güzel bir mozaiği simgeler.

İşte, "1983 ruhu" dedikleri budur.

1980 öncesinde birbirine kurşun sıkanlar, birbirini can düşmanı görenler, bu sevgi ve barış kavşağında buluşarak, ellerini dostça ve hoşgörüyle birbirine uzatırlar. O dost eller, Özal'ın kişiliğinde, iki elin baş üstünde birleşmesiyle "ANAP selamı"na dönüşür. Ellerin baş üstünde birleştiği yer, sevgi ve hoşgörünün kavşak noktasıdır.

O kavşak noktasında buluşanlar, Özal'ı siyasal zafere götürürler. O siyasal zaferden ise, tarihin en muhteşem zihniyet devrimi, köklü reformlar ve büyük dönüşüm çıkacaktır.

Bunlar da, kavşak noktasında buluşanların desteğiyle gerçekleşir.

 

 Geri

İleri