48

80

81


Kuruluş dilekçesini verdikten sonra bir basın konferansı düzenleyen Özal, partisini şöyle tarif eder:

"Anavatan Partisi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, insan Hakları Beyannamesi, Siyasi Partiler Kanunu ve diğer kanunların esas ve sınırları içerisinde faaliyet gösteren bir siyasi teşekküldür. Partinin sembolü bal petekleriyle donatılmış Türkiye haritası ve bal arısıdır. Arı çalışkanlığı, petek aziz vatanımızın en ücra köşesine kadar mamur hale getirilmesini ifade etmektedir. Milliyetçi, muhafazakar, sosyal adaletçi ve rekabete dayalı serbest pazar ekonomisini esas alan bir partiyiz. Bundan önceki eğilimleri ne olursa olsun, programımıza inananları birliğe, beraberliğe davet ediyoruz. Burası bir hizmet kapısıdır. Milletimize en iyi şekilde hizmet edebileceğimize inanıyor, Yüce Allah'tan gayretlerimizde bize yardımcı olmasını diliyoruz."

Partinin 37 kurucu üyesi, Turgut Özal'ı genel başkanlığa seçer. Hüsnü Doğan, Şadi Pehlivanoğlu, Necat Eldem, Adnan Kahveci ve Halil Şıvgın genel başkan yardımcılıklarına, Vural Arıkan muhasipliğe, Veysel Atasoy genel sekreterliğe getirilir. Mükerrem Taşçıoğlu genel merkez sözcülüğünü yapacaktır.

Milli Güvenlik Konseyi, partinin 37 kurucusundan 7.sini veto eder. Bunlar Erol Aksoy, Cemil Çiçek, Cavit Kavak, Hüsnü Doğan, Muzaffer Atılgan, Adnan Kahveci ve Şadi Pehlivanoğlu'dur. Ama, 30 kurucu üye onaylandığı için partinin kuruluşu tamamlanmıştır.

O günlerde Ankara'daki yaygın dedikoduya göre, Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği, Anavatan Partisi'nde "veto" edileceklerin arasına Turgut Özal'ı da dahil etmiş, ancak liste Cumhurbaşkanı Evren'in huzuruna getirilince, " Özal, yönetimimizin başbakan yardımcılığını yaptı. Yanlış anlamalara meydan vermeyelim. Veto edilecekler arasından ismini çıkaralım" demiştir.(1)

 

Şadi Pehlivanoğlu, Leyla Yeniay Köseoğlu, Adnan Kahveci, Veysel Atasoy, Mustafa Taşar, Fahir Sabuni§, Aycan Çakıroğullan, Ferruh İlter, Güne§ Taner, Halil Şıvgın, Vural Ankan, Sudi Türel, Necat Eldem, Cahit Aral, Muzaffer Aulgan, Doğancan Akytirek, Metin Emiroğlu, Mükerrem TaşÇıoğlu, Abdullah Tenekeci, Erol Aksoy, Mehmet Alunsoy, Kfunil Co§kunoğlu, Centil Çiçek,.Bedrettin Dalan, Feridun Demsoy, Cavit Kavak, Alaettin Kısakürek, Kazım üksay, İbralim üzdentir, Dr. Ali Tanrıyar, Yener musoy, Mesut Yılmaz.

(1) Hulusi Turgut, '12 Eylül Partileri', ABC Yayınlan, İst. 1986, s. 142



 


Partisinin kuruluşunu tamamlayan Özal, eşini ve birkaç arkadaşını yanına alarak yurt gezisine çıkar. Özal'ın her gittiği yerde büyük kalabalıklar tarafından" Başbakan" diye büyük coşkuyla karşılanması, Milli Güvenlik Konseyi tarafından emekli orgeneral Turgut Sunalp'e kurdurulan Milliyetçi Demokrasi Partisi'nin seçimleri kazanıp iktidara geleceğine kesin gözüyle bakanları hayal kırıklığına uğratır. Özal'a bazı çevreler ve dostları, Evren'le bir kez daha görüşmesini önerirler. Çünkü, Özal'a yönelik yoğun ilgi, başta Konsey üyeleri olmak üzere çok kişinin kulağına kar suyu kaçırmıştır ve ANAP-MDP birleşmesi gündeme getirilmiştir. Özal buna kesinlikle yanaşmaz. Evren'e, Ağustos 1983'te yaptıkları son görüşmede, şunları söyler:

"Bakın Paşam, biz birleşmeyiz. Hiç kimseyle birleşmeyiz. Unutmayın 6 Kasım seçimleri önemli değil, seçimden sonra şu veya bu kazanır, mühim olan seçimden sonraki beş sene. Yasakladığınız isimler o beş sene içinde ortaya çıkacaktır. O zaman yasaklılarla mücadeleyi Sunalp Paşa ve ekibi yapamaz. Bu mücadele yapılacaksa bizim yapma şansımız var."
O görüşmede, belirlenen milletvekili adaylarının veto edilip edilmeyecekleri de Özal tarafından gündeme getirilir. Çünkü ANAP'a, çok sayıda veto geleceği söylentileri yayılmıştır. Özellikle Kaya Erdem'in adaylığının kesinlikle veto edileceği söylenmektedir.

ANAP Lideri, Evren'e, "Veto adedi makul sayıyı aşarsa seçimlere katılmayacağız" der.

Evren, "Bankerlik olayının yükünü neden sırtlamak istiyorsunuz." diye sorar.

Özal'ın cevabı nettir:

"Tam tersine, Kaya Erdem'i partiye alarak, meselenin üstüne gitmeyi arzuluyorum. Onu bir kenara bırakırsak, bankerlik olayı üzerimizde bir leke gibi kalır."

Evren, Ulusu hükümetinin Maliye Bakanı Kaya Erdem'in veto edilmeyeceği güvencesini verir. O görüşmeden sonra ANAP-MDP birleşmesi de gündemden çıkacaktır.
 

 Geri

İleri