48

56

57


Özal henüz gelmediği için, Türk heyetine Maliye Bakanlığı Müsteşarı Turan Kıvanç başkanlık etmektedir. 19 Haziran günü Özal da toplantıya girer. Çetin geçen görüşmelerden bir sonuç alınamaz ve toplantı Temmuz ayına ertelenir.

 Özal'ın borç erteletme çabalarım bir de gazeteci Güneri Civaoğlu'ndan dinleyelim :

"Özal'ın sağlığı bakımından ilk analiz, Türkiye ekonomisinin zorlu günlerinde, kalp spazmı, yani bir tür enfarktüs yoklamasıyla 1980'de Hacettepe Hastanesi'ne yatmasıydı.

Ancak...

Türkiye'nin borçlarının ertelenmesi ve takside bağlanması için Paris'te çok önemli bir toplantı vardı. Alacaklı ülkelerin temsilcileriyle yapılacak bu toplantı 24 Ocak kararları için de dönüm noktasıydı.

Özal, hasta kalbiyle, ölüm riskini damarlarında dolaş tırarak Paris' e gitmişti. Heyetin başında yer alarak, sürekli çalışarak, toplantılar yaparak bu önemli virajı Türkiye ekonomisine aldırabilmiştir.

O haliyle, öylesine yaman müzakerecilik yürütüyordu ki, karşı heyetin başkanı, birara tuvalete gitmek için dışarı çıktığında ters istikamete gitmiş, duvara çarpmıştı. (1)

Özal, Paris'ten Washington'a geçecek, orada ABD Hazine Bakanı Miller ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşmeler yapacaktır. O sırada, Cleveland hastanesinde muayene olur, gerekli testleri yapılır. Kalbindeki rahatsızlığı atlatmıştır" Doktorlar fazla yorulmamasını, kilo vermesini ve yaşamına dikkat etmesini öğütlerler.

Bunları fazla önemsemez. Onun aklı-fikri dış borçların ertelenmesindedir. Temmuz ayı başında Ankara'ya döner. 21 Temmuz' da tekrar Paris' e gider. Ertesi gün yapılan toplantıda Özal'ın istekleri kabul edilir ve dış borçlar ertelenir." (2)
 

(1) Sabah Gazetesi, 18 Mayıs 1993
(2) Ertelenen dış borç, Paris toplantısında belirlenen takvime uygun şekilde, 1989 yılı sonuna kadar tamamen ödenmiştir.


 


O, tuttuğunu koparan, kafasına koyduğu işi yapan insandır.

Şu sözler onundur:

"Bir şeye karar verdim mi, dosdoğru giderim. O iş elimden kurtulamaz. "

Özal, 24 Ocak kararlarıyla ekonomide büyük dönüşümün ilk adımını atarken, ekonomi bürokrasisini yeniden örgütlemeyi ve ekonomide karar verme mekanizmalarım kurmayı da ihmal etmez. Maliye'yi ikiye böler. Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası Planlama sacağını kurarak, Başbakan'a sürekli rapor veren üçlü bir birim oluşturur. Para Kredi Kurulu ve Ekonomik Koordinasyon Kurulu ile belli ve temel ekonomik konuların kendi gözetiminde süratle alınmasını sağlayan mekanizmayı ortaya çıkarır. Oluşturduğu mekanizmayı kurumsallaştım.

Devlet çarkının ağır işlemesine ve bürokratik işlemlerin uzayıp gitmesine tahammülü yoktur. Daha 1979 yılında şunları söyler:

"50 milyon dolarlık bir kararı Bakanlar Kurulu değil, benim yardımcım tek başına verecektir. Buna alışalım. Bir tohum ithalatında beş sene Tarım Bakanlığı'nın analizlerini, laboratuvar tahlillerini beklemeyeceğiz. Derhal ithal edilecek ve böylece karpuzdan, domatesten, salatalığa kadar bugünkü güzelliklere ulaşacağız."



 

 Geri

İleri