48

50

51


yatırım tutarının 2 milyon dolar ile 50 milyon dolar arasında bulunması, yabancı sermayeye iştirak miktarının yüzde lüldan aşağı ve yüzde 49'dan yüksek olmaması kararlaştırılır. Yabancı sermayenin iştirak oranları da genişletilir.

Üretimin artırılması ve döviz darboğazının aşılabilmesi için, ihracatı teşvik edici ve ithalatı kolaylaştıncı bir dizi tedbir alınır. İhracatta, lisansa tabi malların sayısı azaltılarak, tescil kaldırılır.

İhracatı desteklemek amacıyla" Destekleme ve istikrar Fonu" kurulur. Petrol ürünleri üretiminin yüzde 35'inin ihracatı serbest bırakılır. İhracat belgesi olan ihracatçıların, kendilerinin veya sanayicilerin ihracatına taahhüt ettikleri malların yapımında kullanacakları hammadde ve yardımcı malların ithali, bundan böyle Gümrük Vergisi ve diğer vergilerden muaf tutulacaktır. Döviz gelirlerini artırmak için, yurt dışındaki işçilere en az üç yıl DÇM (Dövize Çevrilebilir Mevduat) hesabı açmaları ve bunları, meşken ve diğer yatırımlarda kullanabilme imkanı getirilir. Üretim artışının şartı olan gerekli girdilerin ithalatı kolaylaştırılarak, ithalatta liberasyon için çeşitli kararlar alınır.

Alınan istikrar tedbirlerinin en önemlilerinden biri de, daha önceki tasarrufları likit hale getirmek ve bankalara çekebilmek amacıyla faiz oranlarının serbestçe belirlenmesine imkan sağlayan" Faiz Kararnamesi" olur. 1 Temmuz 1980lde yürürlüğe giren kararname ile, Türk bankacılık tarihinde yeni bir dönem başlatılır. Kararname ile birlikte bankalara kredi ve tasarruf faizlerini serbestçe belirleyebilme, ayrıca 6 ay ile 2 yıla kadar vadeli "Hamiline Yazılı Mevduat Sertifikası" çıkarabilme olanağı sağlanır.

24 Ocak tedbirleriyle sanayileşme stratejisinde de önemli değişiklikler yapılır. İç piyasaya dönük sanayileşme yerine, ihracata dönük sanayileşme stratejisine geçilecektir. Emek yoğun, yerli hammaddelere dayalı ve dünya pazarlarında rekabet gücü olan sanayi dallarına öncelik verilecektir. Bu yönde teşvikler sağlanır, tedbirler alınır. Çünkü 24 Ocak kararlarının temel amaçlarından biri, ortaya konan yapısal uyum ve ekonomik istikrar programı ile, Türk ekonomisinin dünya ekonomisi ile entegrasyonu ve büyümenin, ihracatın öncülük ettiği bir sanayileşme politikasıyla gerçekleştirilmesidir.

 

Serbest piyasa mekanizması esas alınarak, sanayinin ihracata yöneltilmesi ve artan üretimin büyük bir kısmı ihraç edilerek, döviz ihtiyacının karşılanması, ana hedeftir.

Sanayi sektörü için yeni bir dönem başlamaktadır. Sıkı para politikası iç piyasadaki talebi düşürerek ihracatı zorunlu hale getirecektir. Türk sayicisi daha çok özkaynak kullanımına yönlendirilecek, yeni pazar arayışları ve bu pazarlardaki tüketicinin zevkine göre üretim yapmak durumunda 'bırakılacaktır.(1)

Türk ekonomisinde Cumhuriyet tarihinin en köklü yapısal değişimini gerçekleştirecek olan 24 Ocak kararları, o güne kadar alınmış en cesur ve radikal tedbirlerdir.

Ve, bu tedbirlerin altında Turgut Özal'ın imzası vardır.

Yıldızın Parladığı Anlar

Yağ, tüpgaz, benzin, sigara bulamayan, kuyruklarda yokluk ve kıtlıkla bunalanlar, birkaç ay içinde herşeyin bollaştığını,kuyrukların ve karaborsanın ortadan kalktığını görünce,şaşırırlar.

Sanki sihirli bir değnekle herşey düzeltilmiştir.

Bu sihirli değneğin sahibinin, 21 Ocak kararlarının perde arkasındaki asıl mimarının Turgut Ozal olduğu kısa sürede anlaşılır.

Kamuoyunda o güne kadar adı pek bilinmeyen Özallın yıldızı parlamaya başlar. Başbakanlık Müsteşarı ve DPT Müsteşar Vekilidir ama, koltuksuz bakan gibidir. Hatta bakanlardan daha etkili, daha sözü geçen ve dinlenen insandır.

Demirellin 1977 yılında "70 cente muhtaç" dediği Türkiye, 24 Ocak kararlarından sonra dış kredi bulmaya, ödeyemediği dış borçlarını erteletmeye başlar.

Karalar açıklandığında, Merkez Bankası'nın kullanabilir döviz rezervi sadece 20 milyon dolardır. 28 Ocak günü ABD ile 98 milyon dolarlık kredi anlaşması imzalanır. IMF'den 190 milyon dolar gelir.
 

(1) Prof. Dr. Ercüment Konukman , "Çağ Atlayan Türkiye". s.149


 

 Geri

İleri