8

390

391


Özal, Kazakistan'da gazeteci Yalçın Özer'in, "Yorulduk biraz Sayın Cumhurbaşkanım" demesi üzerine keyiflenmiş, Özer'in kendisine göre daha genç olduğunu ima ederek, "Ben de biraz yoruldum. Ama senin kadar görünmüyorum" diyerek gülümsemişti.

Gezinin son durağı oldukça duygusal ve üzüntü1ü geçmişti. Azerbaycan Parlementosu'nda konuşan Özal 'ın, Türkiye'nin Atatürk önderliğinde verdiği Ulusal Kurtuluş Savaşını anlatırken ağladığı görülmüş, Türk heyetindeki pek çok kimseyi de ağlatmıştı.

Azerbaycan dışındaki 4 ülkede konuşmalarının çevirisi de yapıldığı için Özal, konuşmalarının iki katı kadar süreyi de ayakta geçirmek zorunda kalıyordu.

Özal'ın son gezisine katılan gazetecilerden Muharrem Sarıkaya'nın izlenimlerine bakalım:

"Cumhurbaşkanı Turgut Özal, 4 Nisan' da Türk cumhuriyetlerini kapsayan 11 günlük geziye. çıkarken, oldukça sağlıklı gözüküyordu. Ama 15 Nisan'da yurda dönerken, yüzündeki ifade aynı değildi.

Dinç gözükmek için her türlü gayreti gösteriyor, fakat bünyesi ve yüzü bu çabayı yalanlıyordu. Yorulmuş, nefes nefese kalmış, biraz da kilo almış bir bünyeye karşı, hala çalışma arzusu gösteren beyni mücadele veriyordu. Uçakta gazetecilere çatıyor, işadamlarına taktikler veriyordu.

Gezinin ilk durağı olan Özbekistan'a ulaştığımızda, Cumhurbaşkanı oldukça dinçti. Ancak üç gün sonra yoğun tempo, Özal'ı yordu. Merdivenlerden inip çıkarken, koluna giren kişilerin yardımıyla adım atabiliyordu.

Gezinin ikinci durağı olan Kırgızistan' da, durum farklı değildi. Yoğun programın yanı sıra, Ermenistan'a karşı bir cephe oluşturmanın mücadelesi Özal' ı bitkin düşürdü.

Kırgızistan' daki basın toplantısında, gözgöze geldik. Aramızdaki 30 yaşa rağmen, gezinin temposuna ben de dayanamamıştım. Bir ara gözlerim kapanmıştı. Özal'ın sanki, 'işte sen de uyudun' dercesine bana baktığını farkettim. Ancak bir dakika sonra, kendisinin durumu da benden farklı değildi. Gözleri kapandı, çenesini ovuşturdu.
 

Türkmenistan' da tempo biraz daha yükseldi. Gece yarısına kadar süren çalışmalar, Özal'ı nefes nefese bıraktı. Kırgızistan' da ise Çimkent' e gidiş. Sabahın erken saatlerinde başlayan gezinin temposu değişmedi. Azerbaycan'a gelindiğinde, artık hepimiz bitkindik. Ozal ise ayakta durabilmek için gayret ediyordu. Fakat yüzü sararmış bir haldeydi.

Gezinin ikinci günü Elçibe ile birlikte Bakü'de düzenlediği basın toplantısında, durumun daha da kötüleştiği açıkça farkediliyordu. Yorulduğunu söyleyenIere, 'Ben daha gencim' karşılığını verdi.

Uçakta dönerken, hepimiz yorulduğumuzu söyledik. O ise ısrarla yorulmadığını belirtiyordu. Ama görünüşü, bu sözlerini doğrulamıyordu.

11 gün süren gezi sona ermiş, artık Türkiye'ye dönmüştük. Uçağın merdivenlerinden inerken, Özal'ın tüm yorgunluğu yüzünden okunuyordu. Bünyesi dayanamadı ve geride birçok anı bırakarak, Hacettepe Hastenesi'nde yaşamını noktaladı.

Özal'ın öldüğü saatlerde, Ankara'da aniden başlayan sağnak yağış ise sanki gökyüzünün gözyaşlarıydı." (1)

Son Orta Asya gezisine başlarken, Cumhurbaşkanı Özal ile gazeteci Servet Kabaklı arasında şu konuşma geçmişti :

"-Merhaba Servet, heyette misin? Geliyorsun geziye değil mi?

-Olmaz mıyım Sayın Cumhurbaşkanım... Çok seviniyoruz, sizinle beraber olacağız. Az değil tam 11 gün...

-Evet tam 11 gün... Ancak ben kendimi çok iyi hissetmiyorum. Program da çok yüklü... Yorgunum, bakalım dayanabilecek miyim?

-inşallah efendim... Lütfen böyle konuşmayın. Allah sizi başımızdan eksik etmesin.

-Bakalım... Kaderimizde ne varsa o olur. Hayırlısı..." (2)

Cumhurbaşkanı Özal, son Orta Asya gezisinden dönüşte, kendisini Esenboğa Havaalanı'nda karşılayan Başbakan Süley
 

(1) Hürriyet Gazetesi. 18 Nisan 1993.
(2) Türkiye Gazetesi, 18 Nisan 1993.


 

 Geri

İleri