8

382

383


Journal du Dimanche (Fransa) : Türk Tonton'u öldü.

The Times (İngiltere) : Türkiye'yi sosyal ve politik alanda büyük atılımlara yönlendiren Atatürk'ten sonra gelen en etkili politikacıydı.

Die Welt (Almanya) : Türkiye'yi Özal güçlendirdi. Devrim niteliğinde reformlar yaptı.

La Vanguardia (İspanya) : Özal, Türkiye'nin bölgede bir güç ve Asya ile Avrupa arasında köprü olmasını sağladı. Türkiye, tarihinin büyük devlet adamım kaybetti.

Özal'ın vefatından bir gün sonra, Sırbistan'a karşı uygulanan yaptırımların sertleştirilmesini öngören karar taslağım oylamak üzere toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde, Dönem Başkam Cemsid Marker'in daveti üzerine, Konsey üyeleri bir dakikalık saygı duruşunda bulunmuş, toplantı başlar başlamaz konuşan Dönem Başkam Marker şunları söylemişti:

"Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ekselansları Turgut Özal'ın vefatını öğrenmiş bulunmaktayız. Cumhurbaşkanı Özal, Birleşmiş Milletler düşüncelerine ve dünya barışı davasına sıkı sıkıya bağlıydı. Kaybı uluslararası camiada derin üzüntü yaratmıştır. Güvenlik Konseyi adına, Türk Hükümeti, halkı ve Cumhurbaşkanı Özal'ın ailesine başsağlığı dileklerimi iletirim. "

İslam Konferansı Örgütü de, Genel Sekreter Hamit El Gabid imzasıyla yayınladığı mesajda, üye ülkelerin üzüntüsünü dile getiriyor, Özal'ın Türkiye'nin önde gelen liderlerinden biri olmakla kalmayıp büyük bir uluslararası şahsiyet niteliği taşıdığını belirtiyordu.

Köşk'te Özal'sız ilk Gece

Bütün çabalara rağmen hayata döndürülemeyen Cumhurbaşkanı Özal'ın vücuduna bağlanan bütün cihazlar çıkarılarak, yüzü açıkta kalacak şekilde, üzerine beyaz bir örtü örtüldü. Diyanet İşleri Başkam Mustafa Yılmaz, Özal'ın naaşının başına gelerek dua okudu. Metanetini hiç kaybetmeyen Semra Özal, çocuklarıyla birlikte eşinin yanına geldi, ona sarıldı ve yanaklarına iki öpücük kondurarak" Hoşçakal" dedi. Zeynep,
 

Efe ve Elvan Özal da babalarım öptüler. Semra Özal, camlı' bölmenin ardından eşini bir süre daha gözyaşlarıyla seyretti. Koluna giren çocuklarıyla birlikte oradan uzaklaşırken, son kez arkasına dönüp eşine baktı ve hastaneden çıkarak Çankaya Köşkü'ne gitti.

Çankaya Köşkü'nde tam bir matem havası vardı.

Köşk'teki Özal'sız ilk geceyi gazeteci Cengiz Çandar'dan dinleyelim :

"Türkiye'nin 8. ve Cumhuriyetin ilanından sonra doğan ilk Cumhurbaşkanı Turgut Özal, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı süresi en az süreni idi. Özal, dolayısıyla, Çankaya Köşkü'nde de en kısa süre oturan Cumhurbaşkanıydı. (1)

Ancak, Türkiye'nin hayatının her kesitinde olduğu gibi, Çankaya Köşkü'nün yaşamında da 'tabuları kırmış', Köşk'ü de değiştirmişti. Bunu, 'Çankaya Köşkü'nün Özal'sız ilk gece'sinde görmek ve anlamak mümkündü.

Özal'a kadar sadece uzaktan görül_n ve bir avuç imtiyazlı kişinin dışında' erişilmez' görülen Cumhurbaşkanlığı Köşkü, o gece, yakınlarının ve sevenlerinin akın akın geldiği bir mütevazi 'cenaze evi' idi. Gelenlerin, Köşk'ün salonlarını ve koridorlarını dolduranların hepsi için orası tanıdık bir mekandı. Oraya defalarca ve birçoğu sadece Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanlığı döneminde gelmişlerdi.

Köşk'e defalarca gelenler, önceki geceye kadar hep O'nun için, O'nunla görüşmeye gelirlerdi. Bu kez de O'nun için geldiler. Ama o yoktu. O'nun, 3 yıl 5 ay 8 güne sığdırdığı Çankaya yaşamında Köşk'ü öylesine doldurmuştu ki, insanların yüzleri oturmuş ve sürekli yer değiştiren acı ve şaşkınlık ifadeleri ara

 

(I) Cumhurbaşkanları arasında Mustafa Kemal Atatürk, bu görevi en uzun süre yapan devlet adamı oldu. Atatürk, 29 Ekim 1923'de başladığı görevini ölüm tarihi olan 10 Kasım 1938'e kadar, yani 15 yıl sürdürdü. Atatürk'ten sonra bu göreve seçilen İsmet İnönü, II Kasım 1938'den 22 Mayıs 1950'ye kadar. Çankaya Köşkü'nde kaldı. İnönü'den sonra Cumhurbaşkanı seçilen Celal Bayar, 22 Mayıs 1950'den 27 Mayıs 1960'a kadar görev yaptı. 27 Mayıs 1960 darbesiyle Devlet Başkanı olarak göreve başlayan Cemal Gürsel, 15 Ekim 1961'den 28 Mart 1966'ya kadar Cumhurbaşkanı sıfatıyla görevini sürdürdü. Beşinci Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, 29 Mart 1966'dan 28 Mart 1973'e, altıncı Cumhurbaşkanı Fahri Komlürk, 6 Nisan 1973'den 6 Nisan 1980'e kadar görev yaptılar. 12 Eylül harekatının ardından Genelkurmay Başkanı Kenan Evren 18 Eylül 1980'de Devlet Başkanı olarak göreve başladı. Evren, 1982 Anayasası'nın halkoylamasıyla kabul edilmesi üzerine ürtlendiği Cumhurbaşkanlığı görevine 9 Kasım 1982'de başladı ve 9 Kasım 1989'da Turgut Özal'a devreti. Özal, 3 yıl 5 ay 8 gün bu görevde kaldı.


 

 Geri

İleri