48

38

39


tarihinin en ağır bunalımına girer. Değişen dünya konjonktürüne uyum sağlayacak tedbirlerin zamanında alınmaması, döviz kaynaklarının erimesine ve ödemeler dengesinde ciddi sorunların ortaya çıkmasına yol açar.

Ekonomi, 1979 yılında artık. durma noktasına gelmiştir. Yokluklar, kıtlıklar ve kuyruklar başlamış, çift fiyat almış yürümüştür. Mazot bulunamadığı için çiftçi traktörünü çalıştıramaz. Fuel-Oil ve kömür yokluğundan kış mevsiminde sobalar ve kaloriferler yanmaz. Benzin istasyonları önünde uzun araba kuyrukları oluşur. Nebati yağ, ampul, tüpgaz, sigara ve daha birçok temel ürün yoklara karışmıştır. Dış ödemeler tamamen çıkmaza girmiştir. Hatta dış temsilciliklerde çalışanlara maaşları bile gönderilemez. Herkes mala ve gayrimenkule hücum etmektedir. Merkez Bankası devreden çıkmış, döviz borsasına Tahtakale hakim olmuştur.

Piyasadaki yoklukların, çift fiyatların, döviz darboğazının ve yüzde 100'lük enflasyonun yaşandığı, dış kredi için kapı kapı dolaşıldığı, ekonominin ve halkın dayanma gücünün bitmekte olduğu 1979 sonlarında, Cumhuriyet senatosu kısmi yenileme ve milletvekili ara seçimi yapılır. İktidardaki CHP, 14 Ekim 1979 seçiminden yenilgiyle çıkınca, Bülent Ecevit Başbakanlıktan istifa etmek zorunda kalır. AP azınlık hükümeti kurulur.

Başbakan Süleyman Demirel, ülkeyi içine düştüğü ekonomik darboğazdan çıkarmanın çarelerini arar. Başarılı olabilmesi için, iş bilen, becerikli ve yetenekli insanlara ihtiyacı vardır.

Olağanüstü durumlarda, olağanüstü insanlar ortaya çıkar.

1971 yılından beri devlet hizmetinden uzak olan Turgut Özal, ülkenin içinde bulunduğu o güç koşullarda birden bire sahneye çıkacaktır.

İstanbul'dan hemen Ankara'ya gider. Bu gidişin kendisini nereye kadar götüreceğini elbette bilemez. Başbakanlık Müsteşarlığından Başbakan Yardımcılığına, oradan Başbakanlığa ve nihayet Cumhurbaşkanlığına uzanan yolun bu gidişle başlayacağım o günlerde tahmin etmesine imkan yoktur.

Ama, dediğimiz gibi, o, kendine güvenen insandır. Mütevazi ama iddialıdır. Karşılaşacağı sürprizler onu asla şaşırtmayacaktır.

 

Demirel hükümeti 25 Kasım 1979 Pazar günü güvenoyu alır. Ankara'ya, Başbakan Demirel'i kutlamaya gelen Özal'ın çantasında bir de rapor vardır. Seçim sonuçlarıyla ilgili tahlilleri, ekonomik sorunlara ilişkin görüş ve önerileri içeren rapor...

İki dost, Başbakan'ın Güniz Sokak'taki evinde karşılıklı otururlar. Ekonomik durumu, Meclis çoğunluğuna dayanmayan bir azınlık hükümetinin bu işin üstesinden nasıl geleceğini konuşur, durum tesbiti yaparlar. Özal'a göre, durum çok kritiktir ve ciddi önlemler alınmalıdır. Demirel de ayın görüştedir ancak, öncelikle yoklukların ortadan kaldırılmasına bir çare bulunmasından yanadır. Özal'a birlikte çalışmayı ve Merkez Bankası Başkanlığı'na önerir. Özal ise, ekonomik konularla ilgili bürokrasinin 1970 operasyonunda olduğu gibi bir tek kişinin kumandasında toplanmasını; Maliye, Ticaret Bakanlığı, Planlama ve Merkez Bankası'nın mümkün olduğu kadar tek elden yönlendirilmesi gerektiğini anlatır.
;
Demirel'in bu kez önerisi DPT Müsteşarlığı olur. Özal, daha yetkili görev istemektedir. İstediği makam Başbakanlık Müsteşarlığı'dır. Ayrıca Planlama Müsteşar Vekili de olmalı, böylece ekonomi ile ilgili bürokrasinin kendisi tarafından, yani tek elden yönlendirilmesi sağlanmalıdır.

Demirel, "yarına kadar düşüneyim" der. Başbakan, geç saatte Güniz sokaktan ayrılan Özal'ın kendisine bıraktığı raporu gözden geçirir. Raporda, "Seçim sonuçlarının özet tahlili", "Seçim sonrası AP stratejisi üzerine düşünceler", "Ana problemler ve çözümü hakkında düşünceler" başlıkları altında tahliller yapılmış, önerilerde bulunulmuştur. Ana problemler, anarşi, enflasyon, döviz durumu, ekonomik karar bütünlüğünün sağlanması ve kalkınmanın harekete geçirilmesi, petrol, elektrik enerjisi, vergiler, devlette aşın istihdamın önlenmesi ve yönetiminde etkinliğin sağlanması, Kamu İktisadi Teşebbüsleri 'nin aşın zararları, toplu sözleşmeler ve sendikal meseleler olarak sıralanmıştır.

Özal, Çıkış Yollarım Gösteriyor

Turgut Özal, "Ekonomiyi düzenleme tedbirleri" başlığı

 
 Geri

İleri