8

376

377


aciliyeti nedeniyle derhal Hacettepe Hastanesi Acil Servisi'ne saat ll.15'te girilmiştir. Burada yapılan tetkikte göz kupillerinin genişlediği, .nabız ve solunum durduğu, kan basıncının alınamadığı tespit edilmiştir. Uzman doktorlar hemen kalp masajı ve tıbbi tedaviye başlamışlar, bu amaçla bacak toplar damarına kateter ve akciğerine de tüp koymuşlardır.

Bu girişimler devam ederken Sayın Cumhurbaşkanımız süratle kalp damar cerrahisi yoğun bakım ünitesine nakledilmiş ve kalp cerrahları, kardiyologlar, nörologlar ve anesteziologlardan oluşan bir konsültasyon ekibinin, derhal sürekli kontrol ve tedavisine alınmıştır. Bu girişimlere ilaveten hemen geçici kalp pili takılmış, aynı anda intiaortik balon pompasına bağlanmışlardır. Bütün bu girişimlere rağmen Sayın Cumhurbaşkanımızın durumu ciddiyetini korumuş ve hayati fonksiyonlarında hiçbir gelişme ve geriye dönüş gözlenmemiştir.

Maalesef Sayın Cumhurbaşkanımız 17 nisan 1993 günü saat 14.30' da hayata veda etmişlerdir.

Hepimizin başı sağolsun.

Prof Dr. Yüksel Bozer,Prof Dr. Ali Oto (kardiyolog), Prof Dr. Hilmi Özkutlu (kardiyoloji), Prof Dr. ilhan Paşaoğlu (kalp ve damar cerrahisi), Prof Dr. Sım Kes (kardiyoloji), Doç. Dr. Metin Demirci (kalp ve damar cerrahisi), Prof Dr. Kemal Erdem (anestioloji), Dr. Cengiz Aslan (beyin cerrahı, Cumhurbaşkanı Özal’ın özel doktoru), Doç. Dr. Kubilay Varlı(nöroloji). "

Bütün Yurtta Matem

Özal'ın hastaneye kaldırıldığını duyanlar, televizyonlarının başında dua ederek beklediler. Dakikalar geçmek bilmiyordu. Ümitli bekleyiş, saatler ilerledikçe ümitsiz gözyaşlarına dönüştü.

Cumhurbaşkanı Özal'ın ölüm haberini ilk olarak Kanal 6 Televizyonu "Türk milletinin başı sağolsun" alt yazısıyla verdi. Haber şok etkisi yaratmış, herkes hıçkırarak ağlamaya başlamıştı. Özal'ı sevenler, onun en şiddetli muhalifleri, hatta onu sevmediğini sananlar bile gözyaşlarına boğulmuştu.

Türk siyaset tarihinin cesur lideri, yeni bir çığır açan büyük
 

reformcu, çocukların tonton amcası dünyaya veda etmişti.

Adnan Menderes Üniversitesi Rektörlük binası açılış törenine katılmak üzere Aydın'da bulunan Başbakan Süleyman Demirel, Özal'ın vefat ettiğini burada öğrendi. Ankara Valisi Erdoğan Şahinoğlu, İçişleri. Bakanı İsmet Sezgin'i tören alanından telefonla arayarak, Özal'ın vefat ettiği haberini vermiş, Sezgin de durumu Demirel'e iletmişti. Haberi alınca çok üzüldüğü gözlenen Demirel, kürsüye çıkarak, "Cumhurbaşkanı Sayın Turgut Özal'ın vefatı resmen açıklanmamıştır ama haber buraya ulaşmıştır. Allah ailesine, çocuklarına, kendisini sevenlere ve bütün milletimize sabır versin. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum" demişti.

Başbakan Demirel bu kısa konuşmadan sonra, yanındakilerle birlikte Aydın'dan helikopterle İzmir'e, oradan da uçakla Ankara'ya hareket edecekti.

Demirel, Ankara'ya varır varmaz önce Hacettepe Hastanesi'ne gitmişti. Başbakan, Çankaya Köşkü'nde açılan taziye defterine ise şunları yazmıştı:

"Değerli dostum, aziz kardeşim, 40 yılı geride hatıralarla dolu olarak geçirdik. Sana ebediyet yolunda hayırlı yolculuklar diliyorum. "

Demirel, yaptığı açıklamada, "Sayın Özal ile ümitlerimizi, sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, lokmamızı paylaştığımız çok günler olmuştur. Rahmetli Özal ile yaptığımız siyasi mücadelede hiçbir zaman insanlık çerçevesi dışına çıkmadık. Özal'ın Türkiye'ye yaptığı katkılar, ölümünden sonra da olumlu etkilerini göstermeye devam edecektir" diyordu.

Özal'ın ölüm haberini Japonya'dan Kazakistan'a geçerken özel uçağında öğrenen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş de gezisini yarıda kesip yurda dönmüştü.

TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, saat B.40'da Hacettepe Hastanesi'ne gelmiş, Özal'ın vefatından sonra son derece üzgün şekilde hastaneden ayrılmıştı. Yayınladığı başsağlığı mesajında ise, Özal'ın, devletin çeşitli görevlerinde verdiği seçkin hizmetleri ve siyasal yaşamı ile ülke tarihinde yerini aldığını belirttikten sonra, şöyle diyordu:

"Uluslararası ilişkilerde yürüttüğü çalışmalar dünya ölçe

 


 

 Geri

İleri