8

344

345



Adnan Şenses de tedavi için Cleveland'teydi. Kendi hastalığını unutacak, hemen Houston'a fax çekerek, "Kan vermek için gelebileceği_!, bundan büyük gurur ve onur duyacağını" bildirecekti. Özal'la Şenses'in kan grupları aynıydı.

"Onun şahsında biz sanatçılar bir baba bulmuştuk" diyen . Adnan Şenses'in Özal'la ilgili son anısı ilginçtir:

"16 Ocak 1993'de, 'Köşk'e bekliyorum' diye haber yolladı. Gittim. Oturduk. 'Oğlum ne içersin?' diye sordu. Birlikte çay içtik. Sanat dünyasını da iyi izlerdi. Her şeyden haberi vardı. Sanatçıların kasetlerinin ne kadar sattığını bile bilirdi. Aramızda şu konuşma geçti:

-Nasıl? iyi gidiyor maşallah.

-Evet efendim, iyi gidiyor.

-Senin son bir kasetin var galiba, 'Yorgunum'?

 -Evet efendim.

-O çok güzel bir şarkı, çok seviyorum. Ben de yorgunum Adnan"

Özal tiyatroyu da çok severdi. Tiyatro sanatçılarının sorunlarıyla ilgilenir, Mutlaka çare bulurdu. Ünlü tiyatro sanatçısı Tekin Akmansoy, Özal'ın sadece Türk müziğini değil, Batı müziğini de çok seven, hatta operayı bir operacı gibi içten duyarak terennüm edebilen ender bir devlet adamı olduğunu anlatır.

Çankaya Köşkü bütün sanatçılara açıktı. Kah Köşk'te, kah Okluk Koyu'ndaki yazlıkta, kah İstanbul'daki evinde sanatçılarla birlikte olur, sorunlarım dinler, onlarla birlikte şarkılar söyler, birlikte eğlenirdi. Kah da sahnede veya gazinoda coşku içinde sanatçılara eşlik ederdi. POPSAV konserinde eşi ve sanatçılarla birlikte" Samanyolu" şarkısını söylemesi büyük ilgi ve sempati toplamıştı.

Onun sanatçı dostları arasında kimler yoktu ki... İbrahim Tatlıses, Coşkun Sabah, Kayahan, Müzeyyen Senar, Adnan Şenses, Osman Yağmurdereli, Yüksel Uzel, Tekin Akmansoy, Sadri Alışık, Metin AkpınaI', Zeki Alasya, Cem Karaca ve yüzlercesi...

Gazeteci Ertuğrul Öztürk'ün 1993 yılı başlarında Okluk Koyu'nda Cumhurbaşkanı Özal’la yaptığı söyleşi, onun müziği ne çok sevdiğini tüm açıklığıyla ortaya koyar :
 


"-Müzik dinler misiniz?

-Burada müzik seti var. Bunun içinde hem CD var, hem kaset var, hem de radyo var. Ama biz radyodan ziyade CD'yi dinliyoruz. Her türlü müziği seviyorum. Burada Kayahan'ın kasetleri var. (O sırada Kayahan'ın kaseti çalıyordu)

-Siz Kayahan'ı seviyorsunuz herhalde?

-Bu kaseti çok güzel. Bodrum'daki konserini dinledim. Kendisiyle de konuştum. Muhtelif yerlerde de seyrettim.

-Gençler de seviyor Kayahan'ı. Neye bağlıyorsunuz bu kadar sevilmesini?

-Müziği gayet güzel. Sözleri de güzel. Burada başka CD'ler de var. Münir Nurettin Selçuk:un Yapı Kredi Bankası tarafindan çıkartılan CD'leri de var. Bazı klasik parçalar da var. Her türlü müziği severim, ayırım yapmam. Her türlü müziği dinlerim. Klasik müziği hala çok severim. Bu CD' lerde çok güzel ses kalitesi var.

-Siz Amerika' da çalışırken Rock and Roll akını başlamıştı.Hiç onunla ilgilendiniz mi?

-Onlar dans müziği. Biz de gençliğimizde dans yapardık, ama Rock and Roll değildi.

-Hayır, arabayı süratli kullanıyorsunuz da. Rock and Roll da hızlı müzik.

-Her şeyin hızlısını severim. Amerika' da da sürekli araba kullanırdım." (1)

Özal'ın özellikle Türk Sanat Müziği'ne aşın bir tutkusu vardı. En sevdiği şarkı" Yunus Gibi", en sevdiği Bestekar Erdoğan Berker'di. Son ameliyatından sonra ise, "Gelişinle sevindirdin, gidişinle üzme beni" şarkısını dinlemeye ve söyle meye başlamıştı.

Bestekar Erdoğan Berker anlatır:

"Başbakanken Houston'da by-pass ameliyatı geçirmişti. Sabahleyin, ameliyat olduktan sonra odasından doktoru Cengiz Aslan çıktı. Gazetecilere Özal'ın çok iyi olduğunu ve gözlerini açar açmaz sevgili eşini çağırarak' Bana Yunus Gibi şarkısını

 

(1) Hürriyet Gazetesi, 21 Nisan 1993
 Geri

İleri