8

332

333

"1990 yılının sanıyorum mayıs ya da haziran ayı idi. Bursa'da bazı temel atma ve açılış törenleri yapılacaktı. Akşam da, o tarihte bizim partinin Bursa İl Başkanı olan zatın oğlunun sünnet düğünü vardı.

Düğünde Cumhurbaşkanı Özal'la aynı masada yanyana oturduk. Ben Bursa'daki çalışmalarla ilgili bazı bilgiler verdim. (1) Orada tarihi eser olarak Vakıfların sorumluluğunda Emir Sultan Camii ve Külliyesi var. Restorasyon çalışmaları yapıyoruz. Emir Sultan, bizim dinî hayatımızda önemli bir yeri olan insan... Yıldırım Bayezit'in damadı, büyük bir veli... Sayın Özal'a restorasyon çalışmalarını görmek için vakit ayırıp ayıramayacağını sordum. Sessizce dinledi, cevap vermedi. Düğünden çıkarken kulağıma eğilerek 'Sabah namazına Emir Sultan'da buluşalım' dedi. O, Çelik Palas'ta kalıyor, ben başka bir yerde...

Sabahleyin, yanında sadece iki koruması olduğu halde Emir Sultan'a geldi. Tabii müezzin kapıyı açmış, ezan okumak için minareye çıkmış... Özal'ın geleceği bilinmediği için herhangi bir güvenlik tedbiri alınmamış... Normal camii hayatı... İçeride bir Cumhurbaşkanı ve Bakan olduğunu kimse farketmedi. Çünkü camii çok geniş, herkes bir köşede... Olağanüstü bir durum ve tedbir olmayınca ne imamın, ne müezzinin, ne de cemaatin dikkatini çektik. Sonra farza kalktığımızda, imam, Özal'ı farketti. Cemaatten bir-iki kişi de farkına vardı. Restorasyon sebebiyle sık sık gittiğim için, müezzin beni tanıyor.

Namazdan sonra imam bir konuşma yaptı. 'Biz çok devlet adamı gördük. En yakınlarının cenazesinde bile caminin avlusuna girmez, caminin dışında beklerlerdi. Allah'a hamd ederim ki ilk defa bir devlet adamı, bir Cumhurbaşkanı camimize hem de sabah namazı kılmaya geliyor' dedi.

Turgut Bey de çok duygulanmıştı. Tahmin ederim 75-80 yaşlarında aksakallı bir ihtiyar, yanıbaşında namaz kılıyordu. Herhalde kulağı da biraz zor duyuyordu. Alışılmamış olağandışı hareketliliğin sebebini 'İmam efendi ne oluyor?' diye sordu. İmam 'Cumhurbaşkanımız namaza geldi' dedi. Aksakallı ihtiyarın gözleri doldu.

(1) Cemil Çiçek o tarihte Vakıflar'dan sorumlu Devlet Bakanıydı.

İlk defa sabah namazına camiye giden Cumhurbaşkanı, Turgut Bey oldu. Bunu Cumhurbaşkanı olduğu için değil, inanan insan olduğu için yaptığına eminim. İmkân ve fırsat buldukça ibadetini yaptığını biliyorum. Hem bu dünyada, hem öbür dünyada buna şahitlik ederim.

Turgut Bey'in sözlerinin ve yaptıklarının tesirli olması, inanarak konuşması ve inanarak yapmasından kaynaklanıyordu. Yani, bazılarına göre -belki- yanlış olan şeyleri bile inanarak yapıyordu. Dolayısıyla dinî hayatıyla ilgili yaptıkları da, ibadetleri de inancının sonucuydu. Ben 1988'de Turgut Bey'le birlikte Hac'ca gittim. Hac'ca da gerçekten inandığı için gitmişti. Vefat ettiği yıl Cumhurbaşkanı olarak Hac'ca gitmek istediğini biliyorum. Ama kısmet olmadı.

Başbakan olarak ilk Hac'ca giden de Turgut Bey'dir. Bunları hem inandığı için yapıyordu, hem de devlet-millet kaynaşmasını daha iyi sağlamak için... Devlet-millet kaynaşmasında dinin önemli bir faktör olduğuna inanıyordu. Vatandaşın, toplumun, milletin, kendisini yönetenlerin de kendisi gibi inandığını görmesi halinde devlete bağlılığının artacağını söylüyordu. Özellikle Cumhurbaşkanı olduktan, biz de siyasetten ayrıldıktan sonra ilişkilerimiz ağabey-kardeş düzeyinde sürdü. Son zamanlarda Cuma namazını Muhafız Alayı'ndaki camide birlikte kılıyorduk. Namazdan sonraki bir saatlik boş zamanında da bu ve benzeri şeyleri konuşurduk."

Evet. Turgut Özal inanan insandı. "Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız" diyordu. Cumhurbaşkanı adaylığı tartışılırken, "Cumhurbaşkanı olunca, yine Cuma namazlarına gidecek mi?" diye soruluyordu. Çünkü Cumhuriyet tarihimizde hiçbir Cumhurbaşkanı Cuma namazına camiye gitmemişti. Özal buna şu cevabı veriyordu :

"Ben hep Cuma namazına gittim. Konumum değişti diye gidememezlik edemem, inancımdır. Tabiatiyle başka türlü tefsir edilmesin diye Cumhurbaşkanlığı forsuyla gitmem camiye, özel araba ile giderim. Benim şahsi anlayışım budur."

Ve şunları da ekliyordu :

"Daha önce namaz kılmasını bile bilmiyordum. Teknik Üniversite'de öğrenciyken öğrendim. Ondan sonra bazı kesintiler oldu, ama namazımı hiç bırakmadım. 29 yıldır Türkiye'de

 Geri

İleri