8

300

301

mak ve bunları kararlı olarak uzun bir süre tatbik etmekti. Varmak istediğimiz hedeflerin başlıcaları şunlardı:

-150 senelik döviz darboğazını çözmek,

-Sanayi mallarını ihracatımız içinde yüzde 70'in üzerine çıkarmak,

-Modem ve ihracat gücü yüksek bir sanayi yaratmak,

-Modern ve ileri bir hizmet sektörü kurmak,

-Turizmi hızla geliştirmek,

-Şehirlerin meselelerini çözmek,

-Toplu konut meselesini halletmek,

-İthalat ve ihracatı serbestleştirmek.

Bütün bu hedeflere 1990 senesinde varılmıştır. Türkiye'miz bugün, etrafındaki vaktiyle kendisinden ileri görülen bütün ülkeleri büyük farkla geçmiştir. Her türlü mal bugün ülkemizde en iyi şartlarla bulunmaktadır. Vatandaşlarımız artık diğer ülkelerden bavul bavul mal getirmemekte, buna mukabil Avrupa'nın, Asya'nın, Afrika'nın birçok ülkesinden insanlar Türkiye'den alışveriş etmektedirler. Yurdun en ücra yerlerine elektrik, telefon, yol ulaştırılmış, şehirler güzelleşmiş, modern bir ulaştırma sistemi kurulmuştur. Spor tesislerinden üniversitelere, sağlık tesislerinden turizme kadar her sahada ileri ülkelere yaklaşılmıştır. Yepyeni ve ileri bir savunma sanayii kurulmuştur. Televizyon ve telekomünikasyonda birçok ileri Batı ülkelerinin önüne geçilmiştir. Tarımda modernleşme çok iyi bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Türk sanayii büyük bir rekabet gücüne kavuşmuş, 4000'den fazla çeşit sanayi malının dünyanın her yerine ihraç edebilir hale gelmiştir. Vatandaşlarımız bütün ileri ülkeler vatandaşları gibi her yerde geçer kredi kartlarına sahip olabilmektedirler. Türk Parası, Cumhuriyet tarihinde ilk defa konvertibl olmuştur. Bütün bunlar on sene gibi kısa bir süre içinde gerçekleştirilmiştir. Bugün artık ülkemizin çok nüfuslu gelişemeyen ülkeler arasına düşme ihtimali sıfıra yakındır. Bu ihtimal de ancak yönetime gelen veya gelecek olanların çok büyük hata yapmalarına bağlıdır. Türkiye'miz bugün eriştiği noktada 1980'e göre çağ değiştirmiş bir ülkedir. Uzun yıllar özlemini çektiğimiz muasır medeniyet seviyesine ulaşma artık hayal olmaktan çıkmış, herkesin 'biz

bunu başaracağız' diyebileceği yakın bir noktaya gelmiştir. Türk insanı artık eskiden olduğu gibi 'bu işi yapsa yapsa Batılı yapar ezikliğinden kurtulmuş, Batılılarla her konuda yarış edebileceğine inanmıştır.

Bu büyük başarı milletimizin zekâsı, çalışkanlığı ve kabiliyeti sayesinde elde edilmiştir. Bu bakımdan da, bu büyük başarı tamamen milletimizindir.

1979 yılı Aralık ayı başında devrin iktidarı tarafından Başbakanlık Müsteşarlığı ve Devlet Planlama Müsteşar Vekilliği görevlerine getirildim. Ayrıca Ekonomik Koordinasyon Kurulu, Para Kredi Kurulu Başkanlığı görevleri de bana verilmişti. Bu suretle ekonomiden sorumlu en üst bürokrat olarak 10,5 ay çalıştım. 12 Eylül 1980 hareketinden sonra kurulan hükümette Ekonomiden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak 22,5 ay çalıştım. 1983 senesinde Anavatan Partisi'ni kurarak siyasete atıldım. Aynı yıl seçimleri kazanarak Başbakan olarak göreve başladım. 24 Ocak 1980'de uygulamaya koyduğumuz programı çok ileri götürerek daha fazla yetki ile uygulama imkânına kavuştuk. Neticeler bütün milletimizin gözleri önündedir. Yüce Allah'a, bana milletime hizmet etme imkânını verdiği için hamdım sonsuzdur."

Özal'ın "Değişim Belgeleri" adlı kitabındaki birinci, ikinci ve üçüncü belgeler, 1980-1990 döneminde büyük ölçüde hayata geçirilen "Birinci Değişim Programı"nı, dördüncü ve son belge ise "İkinci Değişim Programı "nın temel çizgilerini içerir.

"Birinci Değişim Programında, yer aldığı halde tam olarak hayata geçirilemeyen -devletin küçültülmesi gibi- reformlar "İkinci Değişim Programı"nda da vardır. Ancak, "Değişim Bel-geleri"nin dördüncü ve son belgesi olan Üçüncü İzmir iktisat Kongresi'ndeki konuşması, "İkinci Değişim Programı"nın tüm ayrıntılarını içermez. Bu programın bütünü, Özal'ın daha sonra çeşitli vesilelerle yaptığı konuşmalarla şekillenir.

Özal'ın "Değişim Belgeleri"nde ve daha sonraki konuşmalarında ana çizgilerini ortaya koyduğu "İkinci Değişim Programı"nda çağdaş Türkiye'yi yaratacak hedefler sonuç olarak şöyle özetlenebilir :

-KiT'leri, sosyal güvenlik sistemini, barajları, otoyolları, elektrik santrallerini, okulları ve hastaneleri özelleştirerek, eko-

 Geri

İleri