8

298

299

madı. Koalisyon idareleri sosyal içerikli yasa yarışına girerek ülkeyi sosyalist bir yapıya götürdüler. Bu arada dünya petrol fiyatları dört misline çıktı. Ülkemizde hiçbir ciddi tedbir alınmadı. Koalisyon idareleri sosyal içerikli yasa yarışına devam ettiler. Nihayet 1977 Şubat ayında Merkez Bankası özel sektör transferlerini durdurdu. 'Dövizi nereden bulursan bul' formülü geldi. Yokluklar arttı, büyük kuyruklar meydana geldi. Türk ekonomisi tarihinin en büyük çıkmazına girmişti. Durum fevkalade kötü idi. Memlekette ümitsizlik, karamsarlık yaygınlaştı. Bu durumdan muhakkak çıkmamız lazımdı. Ülkelerin hayatında böyle zor dönemlerle karşılaşıldığı zaman ya bu meselelerin çözümü için çok ciddi tedbirlerin alınması gereği toplumun ekseriyeti tarafından kabul edilir veya bu meselelerin çözümü geriye atılarak durum çok daha zor hale sokulur. Bu vaziyette de çözüm için alınması icap eden tedbirler eskisine göre katbekat zorlaşır. Mesela 24 Ocak 1980'de uygulanmasına başlanan program 1975'de uygulansa idi, alınması gerekli tedbirler 24 Ocak'a göre hem daha yumuşak olurdu, hem de daha çabuk neticelere ulaşılırdı. Maalesef, gelişmekte olan ülkelerde demokratik hayatta meseleler iyice zorlaşmadan çözüm bulunamıyor. Veya, başka bir deyimle, bu meseleleri çözebilecek bilgi, görüş ve cesarete sahip insanların idare mevkilerine gelmeleri mümkün olmuyor.

Türkiye'nin 1979 sonunda karşı karşıya olduğu meseleler büyük bir ekonomik sıkıntının çok ötesinde idi. Bu meselelerin mühim bir kısmı belki 150 senedir çözüm bulamadığımız, her geçen gün ağırlaşan konulardı. Mesela döviz darboğazı ilerlememizi, Batı'ya yetişmemizi imkânsız hale sokan konulardan biridir. Diğer taraftan altyapı bakımından fevkalade yetersiz bir durumda idik. Şöyle ki:

-Elektrik enerjisi günde 2-3 saat kesinti ile verilebiliyordu.

-Limanlar fevkalade yetersizdi.

-Karayollarımız çok kifayetsizdi.

-Havameydanlanmız çok yetersizdi.

-Telekomünikasyon durumu ise yürekler acısı idi.

Sanayiye ve şehirlere doğru dürüst elektrik verilemiyordu. Limanlar yetersiz, karayollarında yük ve yolcu nakli fevkalade kısıtlı, havameydanları özellikle turist trafiği için yetersiz ve

geri idi. Telekomünikasyon sisteminde ne şehirlerarası ne milletlerarası uzun süre beklemeden konuşmak, ne de bilgi nakli mümkündü. Bütün bunlara ilaveten konaklama tesisleri Batı'daki emsallerine göre çok geri, bankacılık sistemi birçok gelişmekte olan ülkelerden de çok geride, diğer hizmet sektörleri de az gelişmiş durumda idi.

Bütün bunların ötesinde bir başka durum çok daha kritikti. 1979 ihracatımız 2 milyar 260 milyon dolar olmuştu. İhracatımızın yüzde 65'i tarım ürünlerinden müteşekkildi. Gene aynı yıl petrol ithalatımız dolar olarak bütün ihracatımıza neredeyse eşitti. 1980 sayımı nüfusumuzu 44.7 milyon göstermekte idi. Yapılan tahminlere göre 1990'da nüfusumuz 56 milyonu geçecek ve 2000 yılında ise 69 milyona ulaşacaktı. Bu tablo ile ülkemizi ileri ülkelere yaklaştırmak mümkün olamayacağı gibi belki de gelişen ülkeler arasındaki mevcut yerimizi dahi muhafaza edemeyecektik. Çünki ihracatımızın büyüyen nüfusumuzun artan ihtiyaçlarını karşılaması şöyle dursun, mevcut ihtiyacı bile karşılaması imkânsızdı. Dünyada tarım ürünleri fiyatları artmıyor, nisbi fiyatlar tarım ülkeleri aleyhine gelişiyordu. Bunun mânâsı, dünyanın refah çarklarının, sanayi ve sanayi ötesi ülkeler lehine dönmesi idi. Ülkemizin petrol, tabii gaz gibi zengin yatakları da yoktu. Zaten bunlara sahip olup da sanayileşemeyen ülkelerin durumunun parlak olmadığı ileride görülecekti. Diğer taraftan hızla artan nüfusumuz, çok kısa bir zamanda bu karşılaştığımız meseleyi çözemediğimiz taktirde çok nüfuslu gelişemeyen ülkeler arasına düşeceğimizi açıkça gösteriyordu.

1980 yılına geldiğimizde kim ne derse desin Türkiye'miz :

-İhracatı ile tarım ülkesi,

-Altyapısı ile gelişmesi çok kısıtlı bir ülke,

-150 senedir döviz darboğazı içinde olan bir ülke,

-Hizmet sektörleri (bankacılık, telekomünikasyon, turizm gibi) geri kalmış bir ülke,

-Her on senede bir borç erteleyen bir ülke,

-Her on senede bir demokrasisi zedelenen bir ülke görünümünde idi.

Bu durumda yapılacak iş, çok radikal tedbirleri süratle al-

 Geri

İleri