8

278

279

Değerli Delegeler,

Bu ana hedefin fizibilitesi vardır. Çünkü birinci sınıf büyük devlet olabilmenin şartlarından birincisi iyi bir coğrafi konumda bulunmak, ikincisi yeterli büyüklükte, nitelikli nüfustur. Türkiye'mizin coğrafi konumu fevkalade avantajlıdır. Ori yıl sonra biz, önde gelen bir ülke olmaya namzet nüfus potansiyeline sahip olacağız. Bu bizi Avrupa'da ikinci büyük ülke yapacaktır.

Üçüncüsü, gelecek on yıl Türkiye'nin önüne çok büyük bir istikbal açan dönemdir. Balkanlar1 dan Ona Asya'ya kadar Müslüman ve büyük bir kısmı Türk olan yeni devletlerle birlikte kendi gücümüzü daha tesirli bir hale getirebiliriz. Bu fırsatı iyi kullanabilirsek, akılcı, gerçekçi, hakkaniyetli yöntemlerle işbirliğini ilerletebilirsek, hem biz hem de bu kardeşlerimiz dünya üzerinde önemli bir gruplaşmanın etkili fertleri olarak ortaya çıkabilirler.

Bunlar bize Allah'ın bahşettiği büyük imkânlardır, büyük avantajlardır. Bu avantajları mutlak surette kullanmalı, gücümüzü kuvveden fiile çıkarmalıyız.

Değerli Delegeler,

Türkiye'yi birinci sınıf ülkeler arasına sokmanın şartlan, ana hedef ve yöntemlerini şöyle ifade edebilirim :

1. Bu hedefe ulaşmanın temelinde demokrasiyle elele gelişen serbest pazar ekonomisi sistemi yatar. Bu sisteme önümüzdeki on yıl süresince de mutlaka bağlı kalmalı, devletin ekonomiye müdahalesini asgariye indirmeliyiz. Dışa açılma politikamızdan asla taviz vermemeliyiz. 'Bebek endüstriler, sanayi, ticaret ve tarımda korumacılık gibi zaman zaman onaya atılan ve duygusal kabul gören kolaycı yaklaşımlara itibar etmemeliyiz. Bunun Türkiye'nin geleceğine ipotek koymak demek olduğunu unutmamalıyız.

2. İster Sosyal Sigorta Sistemi, ister Kamu iktisadi Teşebbüsleri, ister vergiler yoluyla olsun, devletin topladığı ve kullandığı kaynaklar milli gelirin yüzde otuzunu geçmemelidir.

3. Devlet sınai ve ticari faaliyetlere asla girmemelidir. Kamu İktisadi Teşebbüsleri derhal tasfiye edilmeli, özelleştirilmeli veya kiralanmalıdır. Yatırımlarını geri ödeye-

bilen elektrik santralleri, içme suyu, otoyollar, telekomünikasyon gibi altyapı hizmetlerini özelleştirmekten kaçınmamalıyız. Aynı çerçevede sosyal güvenlik sisteminin süratle özelleştirilmesi şarttır. Aksi taktirde ve bugünkü işleyişiyle devam ederse, sosyal güvenlik sisteminin devleti çökerteceğinden korkarım. Doğru olan; belirli bir geçiş sürecinden sonra fertlerin, standartlarını devletin koyduğu, ancak bizzat kendilerinin seçtiği özel sigorta sistemlerinden yararlanmasıdır.

4. Devleti, güvenliği, adaleti, insanlara eşit muameleyi sağlamak gibi asli görevlerim layıkıyla yerine getirecek yapıya kavuşturmak için yapılan çalışmaları hızlandırmalıyız. Burada en önemli husus, bizim gibi Müslüman toplumların huzur ve mutluluğu adalette bulmalarıdır. Tarihi mirasımız mülkün temelinin refahtan önce adalet olduğu şeklinde gelişmiştir. Bu yapıdaki bir toplum için hukuk reformunun özel bir önemi olduğu aşikardır. Süratli ve doğru karar alabilen, anormal yükler altına sokulmamış bir adalet mekanizması toplum huzurunun teminatıdır. Hukuk ilmi ve teknolojisindeki tekamülün hukuk düzenimize yansımasını sağlamak ve hukuk düzenimizin günün ihtiyaç ve şartlarına daha çabuk intibakını temin etmek için içtihat hukukunun daha da gelişmesi zaruridir. Yüksek mahkemelerimizin başta Anayasa olmak üzere yasalarımızla ilgili tekamüle matuf yorumlar geliştirebilecekleri ortamı mutlaka oluşturmalıyız. Adalet mensuplarımızın en iyi şekilde yetişmelerini temin edecek imkanları sağlamamız lazımdır.

Sayın Delegeler,

Bu noktada bir önemli hususa daha temas etmeden geçemeyeceğim.

Yaşlı dünyamız hızlı değişimlerin beraberinde getirdiği çevre tahribatına giderek daha fazla maruz kalmaktadır. Gelecek nesillere bırakabileceğimiz en değerli mirasımız ise tabiat varlıklarımızdır.

Çevre konusunda geçtiğimiz dönemde önemli işler başardık. Çevreyi koruma şuurunun en küçük yaştan itabaren insanlarımıza aşılanması ihtiyacına cevap veren en önemli adımlardan birisi, çevre izciliğinin kurulması olmuştur. Bu konuda eğitim ve öğrenimin yanışım, çevre korunmasına ileri teknolojilerle özen gösterilmesi gereği aşikardır. Hiç şüphesiz bu saha geleceğimiz için önümüzdeki dönemde üzerinde önemle

 Geri

İleri