8

276

277

Geçtiğimiz on yıla kısa bir göz atarsak;

-Ekonominin doğal kanunlarının işletildiğini,

-Ferdi, devletin karşısında imtiyazlı kılan serbest piyasa ekonomisinin işlerliğe kavuşturulduğu,

-Türk parası bakımından çok önemli bir hedef olan konvertibiliteye geçildiği,

-İthalatın tamamen serbestleştiği,

-İleri ülkeler bankaları ile rahatça rekabet eden bankacılık sisteminin kurulduğu görülecektir.

-1981'de kalkınma ve gelişmemizi durdurma boyutlarına ulaşmış olan altyapı ve enerji eksikliğimiz giderilmiştir.

-Telekomünikasyon, elektrik, karayolları, hava ve deniz limanlarındaki büyük gelişmeler, altyapı meselemizi önümüzdeki yıllar için de rahatlığa kavuşturmuştur.

-150 senedir ekonomik kalkınmamız önünde en büyük engel olan döviz darboğazı meselesi kökten halledilmiştir.

-Cumhuriyet dönemimizin en büyük projesi olan GAP çerçevesinde ülkemizin en büyük barajı olan Atatürk Barajı rekor bir süratle, 4 yıl 2 ay 15 gün içerisinde tamamlanmış ve en önemlisi kendi imkânlarımızla ve Türk müteahhitleri tarafından gerçekleştirilmiştir.

-Turizmimiz batı standartlarını dahi aşan tesislere kavuşurken, gelirleri 300 milyon dolardan 3,5 milyar dolara çıkmıştır.

-Küçük Sanayi Siteleri ve Organize Sanayi Bölgeleri yurt sathında yaygın bir şekilde kurulmuştur. Bu tesisler çok önemli bir ihtiyacın cevabı olmuştur.

-İhracatımız beş misli katlanmıştır. Ve toplamın yüzde 80'i beş bin kalem sanayi ürününden oluşmaktadır. Bu suretle ihracatımızda çok kısa sürede inanılmaz ölçüde bünye değişikliği sağlanmıştır.

- Türk Silahlı Kuvvetleri cumhuriyet döneminin hiçbir devrinde görülmemiş şekilde modernize edilmiştir. Ama daha önemlisi, elektronik teçhizattan Stinger Füzelerine, roket motorlarından F-16 uçaklarına, zırhlı muhabere araçlarından hû-

cumbotlara, denizaltüara ve firkateynlere kadar yüksek teknoloji ürünlerini kendimiz imal edecek teknolojik beceriyi elde etmiş, savunma sanayimi kurmuş olmamızdır.

-Şehirleşme ve konut meselelerinde çok önemli mesafeler katedilmiştir. Şehirlerimizin altyapılarını ve şehir idarelerini güçlendirmekte ilk defa ve büyük atılımlar yapılmıştır.

-Gelir idaresi baştan aşağı yeniden düzenlenmiş, bilgisayar sistemine geçilmiş, vergi reformları yapılmıştır. Bu cümleden olmak üzere katma değer vergisi yerleştirilmiş, vergi sayısında azaltmaya gidilmiş, vergi iadesi gibi sistemlerle vesika usulü getirilmiştir.

-Gerçek bir sermaye piyasası oluşturulmuş, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası kurulmuştur.

-Bütün bu gelişmeler, 1980'de çevresindeki bütün ülkelerden geri durumda olan Türkiye'yi bu ülkelerden 10 ila 20 sene öne geçirmiştir.

-Türkiye'nin bugün anık bölgesinde önemli siyasi ve iktisadi bir güç olduğu kesin olarak herkes tarafından takdir edilmektedir. Bugünkü hükümetimiz de anık komşularımıza kredi ve hibeler verebilmekte, eğitim ve teknik yardım yapmakta, Türkiye'yi örnek almalarım tavsiye etmektedir.

Değerli Delegeler,

Daha on-onbir yıl önce zirai karaktere sahip olan bir ülke için bu gelişmeler olağanüstüdür. Ve doğru yönde olduğumuzu göstermesi bakımından fevkalade umut vericidir. Türkiye'nin daha da iyisini yapabileceğini göstermesi bakımından fevkalade umut vericidir.

. Şimdi bizim için önemli olan Türkiye'nin bu noktadan nereye gelmesi gerektiğini tayin etmektir. Üçüncü İktisat Kongresi'ni yaptığımız 1992'den on yıl sonra, inşallah yine bu güzel şehirde yapacağımız Dördüncü İktisat Kongresi için ana hedefimiz ne olmalıdır?

Ben, 'önümüzdeki on yıl içinde Türkiye'nin ana hedefi, sayılan nihayet on-onbeşi geçmeyen ileri ülkelerden bir tanesi olmaktır1 diyorum. 'Türkiye, birinci sınıf ülkelerin arasına girmelidir ve girebilir diyorum.

 Geri

İleri