8

268

269

"Reformları Görmeden Ölmek İstemiyorum"

Turgut Özal, "Politikacı hırslı olmalı" derdi.

O kadar hırslıydı ki, prostat kanseri teşhisiyle ameliyat olduğu Houston'daki Methodist Hastanesi'nde yatarken bile, o güne kadar yaptıklarıyla yetinmiyor, Türkiye için daha neler yapılabileceği konusunda sürekli kafa yoruyordu. Hasta yatağında "hayati tehlike devam ettiği, bacak damarlarındaki enfeksiyon nedeniyle acı çektiği halde"...

Özal, hırslı olduğu kadar hızlıydı da... Bir asrı birkaç yıla sığdırmaya çalışıyordu. Türkiye'yi birkaç yılda bir asır ileri götürmenin planlarını yapıyordu. Türkiye, 21. yüzyıla hazırlıksız yakalanmamalıydı.

Gözükara bir reformist olan Özal, 1980'li yıllarda gerçekleştirilen yapısal değişikliklerin yeni reformlarla desteklenmesi gerektiğine inanıyordu.

1980-1989 yıllan arasında ekonomik alanda köklü reformlar yapılmıştı. Dış ticaret rejimi ile para ve sermaye piyasalarında gerçekleştirilen değişiklikler başlıbaşına "devrim" niteliğindeydi. "Sanayimiz dayanmaz" feryatlarına rağmen, dış ticaret rejimi libere edilmiş ve bunun sonucunda ihracat 2. l milyar dolardan 14 milyar dolara, ithalat ise 5 milyar dolardan 22 milyar dolara yükselmişti.

Türk Lirası'nın konvertibl para birimi haline getirilmesi, dış pazarları keşfeden rekabetçi bir sanayici jenerasyonunun yetiştirilmesi, yerli sanayinin dış pazarlarda rekabet edebilen kaliteli mal üretmeye başlaması, iç pazarın daralması, Türk sermaye

 Geri

İleri