8

218

219

letinden kabul göreceği muhakkaktır.

Dünyanın gelişmiş demokratik ve uygar ülkeleri arasında yer almaya azmetmiş bir Türkiye'nin gündemine behemehal şu konu da gelmelidir:

İnsan Hakları...

Bu gerçeği huzurunuzda bir kez daha vurgulamak isterim :

Devlet de, kalkınma da, iktisadi gelişme de tek bir amaç taşır : İnsanın insanca, refah ve mutluluk içinde yaşaması.

İnsanlardan daha mübarek ne bir mahluk, ne bir kurum, ne de bir doktrin vardır.

Türkiye'miz öylesine çalkantılı on yıllık dönemler geçirmiştir ki, batı dünyasının gözünde, Türkiye'nin bir insan hakları meselesi varolduğu tartışılmaktadır.

İnsan haklarının ne olup olmadığını, en gelişmiş batı ülkelerinin dahi çözebildiğine inandığımı söyleyemeyeceğim. Batının tablosu, bizim için hiçbir zaman bir gerekçe, bir malzeme olmamalıdır.

Fakat demokrasiyi tam anlamıyla yerleştirme sürecindeki Türkiye'miz, insan haklarını da evrensel boyutta yerleştirme gayreti içinde olmalıdır.

Bu amaçla, bu Yüce Meclis'te artık İnsan Hakları Daimi Komisyonu kurulmalıdır.

Çok önemli bir hususa da değinmek isterim.

Çağdaş dünya ile eş düzeyde yaşama iradesini beyan etmiş Türkiye'miz, artık bir hukuk reformu yapmak durumundadır. Bununla adaletin hızla yerine gelmesi sağlanmış olacaktır. Çünkü, 'Adalet mülkün temelidir.'

Sayın Milletvekilleri,

Mutlu geleceğimiz için üzerinde durmamız gereken önemli diğer bir konu da çevre korumasıdır. Çevre koruması, önce insanlığın ortak değerlerinin korunmasıdır, doğal dengenin genç kuşaklara miras bırakılmasıdır. Evlatlarımızın, torunlarımızın, gelecek nesillerimizin, Allah'ın bize lütfü olan bu doğal zenginlikler içinde yaşama hakkını korumaktır.

Bütün bunların yanısıra korunan bir çevre, korunan bir

doğa; hızla yozlaşan, erozyona uğrayan, çevresi sürekli kirlenen bir dünyada bizim için ayrı bir itibardır. Ve nihayet şunu huzurunuzda ifade etmek isterim :

Doğal zenginlik ve temiz çevre açısından Avrupa'nın en şanslı ülkesi olan Türkiye'mizin çevre koruması yolunda insanlığa ve kendisine karşı vecibeleri vardır.

Bu vecibeleri yerine getirmek için kurulmuş bulunan 'Çevre Koruma Geçici Komisyonu'nun daimi bir komisyon haline dönüştürülmesi yerinde olacaktır.

Sayın Milletvekilleri,

Türkiye'nin parlak geleceği için sosyal hayatımızda, siyasi hayatımızda, iş hayatımızda kadınlarımıza çok daha geniş imkânlar tanıma zarureti vardır. Türk toplumunun ana direği ailedir. Türk ailesinin orta direği ise kadındır, anadır.

Bu bakımdan Türk Milleti'nin temel direği olan aileye çok büyük önem vermek zorundayız.

Yavrularımızı ve gençlerimizi Türk örf, adet ve gelenekleri içinde çağdaş bir insan gibi düşünmeye yöneltecek olan, önce aile terbiyesidir.

Sayın Milletvekilleri,

Biz çocukları severiz. Biz gençleri severiz. Biz insanı severiz. Bu milli hasletimizin hepimize getirdiği ortak vazifeler vardır.

Gençlerimizi çeşitli gruplar arasında sevgi ve saygının, insani ilişkilerde uygar ve insancıl davranışların hakim olduğu bir toplum yaratmaları yönünde eğitmeliyiz.

Milli bütünlüğümüzün tartışma konusu dahi yapılmaması gerektiğini anlatmalıyız.

Türk ergin insanına, Türk anasına, aile babalarına düşen görev, kendisini kontrol etme kabiliyetine sahip, ölçülü ve seviyeli bir nesil yetiştirmektir.

Eğitim sistemimizde sayısal sorunların yanısıra, kalite meselesini de ele almalıyız.

Yüce Meclis'in Değerli Üyeleri,

 Geri

İleri