8

198

199

likte grup salonunu ağır adımlarla terketmiş ve daha sonra Mustafa Taşar'ın koluna girerek ANAP kulisine geçmişti.

Özal'ın Cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıklaması, muhalefet partilerinin liderleri tarafından sert tepkiyle karşılanacaktı. SHP Lideri Erdal înönü, "Turgut Özal milli iradeye karşı çıkıyor" derken, DYP Lideri Süleyman Demirel, "Millet onun Başbakanlığını reddetti, şimdi nasıl Cumhurbaşkanı olur?" diye soruyordu. DSP Lideri Bülent Ecevit'e göre ise, millet iradesiyle Millet Meclisi iradesi arasındaki bağ artık kopmuştu. O yüzden Cumhurbaşkanlığı seçimi başlı başına bunalım nedeni olacaktı.

Özal'ın Cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıkladığı gün, eşi Semra Özal, gazetecilerin "Turgut Bey'in kararında etkili oldunuz mu?" sorusuna, "Ben daha önce de söylemiştim. Evimize gitmek istiyordum. Ama son karar Turgut Bey'in oldu" cevabını veriyordu.

Yine aynı gün, 166 ANAP milletvekilinin imzasını taşıyan Özal'ın adaylığı için başvuru dilekçesi TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut'a sunuldu. Özal'ı Cumhurbaşkanlığına aday gösteren Edirne Milletvekili Şener İşleten 18, Kırşehir Milletvekili Şevki Göğüsger 17, İstanbul Milletvekili Temel Gündoğdu 69, Zonguldak Milletvekili Ömer Faruk Macun 44 ve Sakarya Milletvekili Ersin Taranoğlu'nun 18 milletvekilinin imzalarını taşıyan dilekçelerini TBMM Başkanlığı'na vermelerinden sonra, Özal'ın aday gösterilmesine ilişkin başvurular ertesi gün de devam edecek ve ANAP'lı tüm milletvekilleri tarafından imzalanacaktı.

Gazeteci Necati Zincirkıran aynı gün "Özal : Cesur bir adam." başlıklı yazısına şöyle başlıyordu :

"Kim ne derse desin Turgut Özal bayağı yürekli ve cesur bir adam. Ayrıca çok da hırslı. O cesaret ve o hırs şimdi kendisini Çankaya'ya götürüyor.

Hemen şunu vurgulayalım : Cumhurbaşkanı olmak Turgut Özal'ın hakkıdır. Olmaması için hiçbir hukuki sakınca yoktur. Yaşı, tecrübesi, tahsil durumu Anayasa'da öngörülen kurallara uymaktadır. Bu kurallara uyan her Türk vatandaşı gibi Özal da Cumhurbaşkanlığı için aday olabilir.

Bugün anık hiçbir güç Turgut Özal'ı durduramaz ve onu

Cumhurbaşkanı olmaktan alıkoyamaz."(1)

Neden Çankaya ve İki Öykü

Turgut Özal neden Cumhurbaşkanı olmaya karar vermişti? Zincirkıran'ın dediği gibi çok mu hırslıydı?

Hayır. Onun Cumhurbaşkanı olmaya karar vermesinin dört temel nedeni vardı:

Birincisi, Türkiye'de asker kökenli Cumhurbaşkanı geleneğini yıkarak, bir sivilin de Cumhurbaşkanı olabileceğim göstermek istiyordu. Celal Bayar'dan başka sivil Cumhurbaşkanı seçilememişti. Şimdi kendisi aday olmasa, muhalefet partileri, tüm karşı çıkmalarına ve eleştirmelerine rağmen, bir sivili aday gösteremeyecekler ve dönüp dolaşıp yine bir askerin Çankaya'ya çıkmasına sebep olacaklardı.

İkincisi, ANAP Genel Başkanlığı'nı boşaltmak ve gençlere yer açmak istiyordu. Ona göre, ANAP'ın bir değişime ihtiyacı vardı. Bu değişim de tepeden başlamalıydı.

Üçüncüsü, siyasi lider ve Başbakan olarak bazı şeyleri değiştirememişti. Çankaya'da bazı şeyleri topluma daha iyi anlatabileceğini ve sahip olduğu yetkilere dayanarak kafasındaki bazı projeleri hayata geçirme imkânı bulabileceğini umuyordu. Anayasa Cumhurbaşkanına geniş yetkiler veriyordu. Fiilen "Başbakan" gibi davranabilir, uyumlu bir Başbakanla çok verimli çalışma yapabilirdi.

Özal, yaptığı köklü reformlarla siyasi popülaritesini riske sokmuştu. Kamuoyundaki siyasi popülaritesini bir miktar kaybetmiş lider olarak, siyasi kargaşa içinde, istediği kurumsallaşmayı gerçekleştirmesine imkân olmadığını görmüştü. Oysa yaptığı reformların kurumsallaşmaya ihtiyacı vardı. En üst makamda, Cumhurbaşkanı makamında bunu topluma ve bürokratlara daha kolay kabul ettirebileceğini düşünüyordu.

Dördüncüsü, Özal liyakatma güvenen insandı. Devletin en alt kademesinde göreve başlamış, aşama aşama Başbakanlığa kadar gelmişti. Şimdi Cumhurbaşkanı olmak da onun hakkıydı. Devlet tecrübesi ve birikimi vardı. Herşeyden önce de

(1) Günaydın Gazetesi, 18 Ekim 1989

 Geri

İleri