8

196

197

başka ülkelerde de dahil, nasip olmayacak kadar Allah'ın bana verdiği kader çizgisi içerisinde çok önemli şeyler öğrendim. Memleketin 4,5 sene Planlama Müsteşarlığı'nı yaptım. En uzun yapan benim. Bu tecrübeler, tabiatıyla memleketin meselelerini bana yakından tanıma fırsatı vermiştir. Her konuyu inceledim. O tarihlerde Planlama Teşkilatı devletin en önemli teşkilatıydı. Bugün devlette oldukça önemli başka teşkilatlar meydana getirilmiştir. Mesela Hazine Dış Ticaret, Toplu Konut, Kamu Ortaklığı, Savunma Sanayi İdaresi gibi. Ama, o zaman hemen hemen bütün bu işlerin odak noktası Devlet Planlama Teşkilatı idi. Biz orada gece gündüz çalıştık. Birçok kadrolar yetiştirdik. Sonra siyasi partilere gittiler. Bunların hepsi bizim zamanımızda yetiştirilmiş kadrolardır, iyi insanlardır, gençlerdir. Bugün Türkiye'nin birçok yerlerinde çalışan insanlar, o devirde Planlama'ya gelmiş, tecrübe görmüş insanlardır. "

Çalışma hayatından ve Türkiye'nin yakın geçmişinden bazı kesitler nakleden Özal, "Biz nehir gibiyiz" diyordu. Kendileri de biraz Bizans, biraz Osmanlı siyaseti devralmışlardı. Kendileri de bazı dönemlere bulaşmıştı. Ama hep çalışmışlardı. Çok şeyler yapmışlardı ve daha çok şeyler yapmaları lâzımdı.

Özal diyordu ki:

"Atatürk'ün hayal ettiğinden fazlasını yerine getirdik. Atatürk bir mezarından kalkıp bu başkenti görebilse, bu mümkün değil tabii ama, Türkiye'de hayallerinin gerçek olduğunu görecektir."

Başka parti liderleri gibi partinin başında kazık kakmaya niyeti olmadığını söylüyordu :

"Ben eski parti liderleri gibi ANAP'ın başına kazık kakacak değilim. Gün gelecek zaten ayrılacağız. Emrihak vaki olacak yine ayrılacağız. Eğer aday olup yukarıya (Cumhurbaşkanlığına) seçilirsem bu değişiklik daha kolay olur. Bu kanaate vardım."

Özal, Cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıkladığı konuşmasının son bölümünde şunları söylüyordu :

"Bir değişme olacak. Arkadaşlarıma, anketlerden çıkan sonuçları söyleyeyim. Basın da merak ediyor, hep soruyor. Suallerden bir tanesi benim adaylığımın tasvibi. Bu suallerde

büyük ekseriyet burada. Aşağı yukarı buna da ilave etmek lazım. Benim partinin başında kalmamı isteyenler var. Ama, aday olup seçildiğim taktirde de mesela göstereceğim başbakanı destekleyeceklerini söylüyorlar. Bunun manası da, aday olduğum zaman onlar da bana oy vereceklerdir. Bu hesapların hepsi beraber yapılmıştır. Söyleyeyim; Grup aşağı yukarı yüzde 95 bu manada aday olmamı istemiştir. Dün teşkilatla yaptığım oylamada yüzde 96, orada aday olmamı isteyen liste biraz daha fazla. .Yüzde 96-96.5 civarında. Bir konu daha açıklanmaya muhtaç. 'Eğer seçilirsem göstereceğim başbakan adayını destekler misiniz?' diye bir soru vardı. Bu soruya bu gruptan gelen cevap, yüzde 70'in üzerinde 'evettir. Basınımızın yazdığı gibi değil. Teşkilattan gelen 'evet' yüzde 85'tir. Bunlar tabiatıyla öyle yapılacak, böyle yapılacak manasına değil. Nihayet arkadaşlarımızın ne şekilde düşündüklerini anlayabilmek için biraz ustaca hazırlanmış suallerdir. Bu anketlerden muhtelif arkadaşlarımızın ne şekilde düşündüklerini tahmin etmek çok basit oluyor. Anketler söylüyor hakikatleri. Bu anketleri de gördükten ve dün toplantıyı arkadaşlarımla yaptıktan sonra, neticede adaylığımı koymaya karar verdim.

Evet, son kez şunu söyleyeyim, bu konuyla ilgili olarak. Seçim tamamlanıncaya kadar aranızdayım. Buradayım. Beni en çok düşündüren konulardan bir tanesi, seçilirsem, buraya gelme imkânının ortadan kalkmasıdır. Onu söyleyeyim; o, beni, bir nevi arkadaşlarımdan ayrılıyor gibi bir ruh haletine sokmuştur. Aslında ayrılmıyorum. Fikirleri beraber olanların ayrılması mümkün değildir.

Bir düşüncemi daha söylüyorum : Aranızdaki şu veya bu, hiçkimseye kırgınlığım, küskünlüğüm yoktur. Açık söyleyeyim, herkes düşüncesini hür olarak ifade etmiştir. İş bu noktaya gelmiştir. Bundan sonra, ben grubumuza, size emanetim."

Özal'ın kararını açıklaması tüm milletvekillerinin ayakta alkışı ile karşılandı. Kürsüden indikten sonra çevresini saran milletvekilleri kutlama yansına girdiler. Özal'ı sadece Mesut Yılmaz, Necmettin Karaduman, Hasan Celal Güzel, Kaya Erdem, Akın Gönen ve Haydar Özalp kutlamadı. Mesut Yılmaz, gazetecilerin "Özal'ı neden kutlamadınız?" sorusuna, "Kaçırdım, yetişemedim" karşılığını verdi. Oysa diğer milletvekilleri Özal'ı kutlarken Mesut Yılmaz, Necmettin Karaduman'la bir-

 Geri

İleri