8

174

175

ve modern bir ülke haline getirmeye, ileri ülkeler arasına sokmaya azmettik. Azmettik. Bunun için de hiçbir şeyden korkmadan, sadece Allah'tan başka hiçbir şeyden çekinmeden neyse doğrusu onu yapmaya devam edeceğiz. Ve huzurunuzda bir kere daha söylüyorum, asla zik zak yapmayacağız. Ve asla günümüzü gün etmeyeceğiz.

...İnsanlarımızın hafızası unutmaya çok mütemayildir. Hani bir büyüğümüz demiştir : 'Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür.' Rahmetli Menderes'in sözüdür. Şimdi şunu hatırlayalım : 1983'te iktidara geldiğimizde Türkiye'nin bir şehrinden diğer şehrine, bir hatırlayın bakalım, telefon konuşmasını yıldırımla yapardınız, öyle değil mi? Şimdi bunların hepsi unutuldu. Çevir telefonu konuş istediğin yerle.. Şehirden şehir e değil milletlerarası, Amerika ile mi konuşmak istiyorsun? Yunanistan'a gittim, Mısır'a gittim, hatta Almanya'ya gittim, şunu öğrendim ki, bizim telefonlar onlardan daha iyi ve bahse girerim biz onlardan ileriye gitmişiz. Ondan sonra, turistik yerlere gelen turistler, zavallılar konuşacak telefon bulamazlardı. Şimdi plajlarda PTT arabaları var, gezici arabalar, ordan dünyanın her tarafıyla konuşur. Bu kolaylık geldi. Birçok insanımızın cebinde hani o bib bib diye ötenler var, neredeyseniz sizi çağırıyor. Sordum, Almanya'dan bir arkadaşım gelmişti. 'Almanya'da bu yok yahu' dedi. En modern şeyler gelmiş. Dahasını söyleyeyim : istanbul'dan yabancılar New York'taki merkeziyle konuşmak için vaktiyle, dört sene evvel, Atina'ya gidip konuşurlardı. Şimdi zannederim Atina'dahiler buraya gelip konuşacak. Bizim sistemimiz çok daha iyi hale geldi. Bakınız, ilk geldiğimizde, gene hatırlayacak mısınız, televizyon 30 saatti ve renkli değildi. Sadece Evren Paşa çıktığı zaman renkleniyordu. Bir de Başbakan, o zamanın Başbakanı basın toplantısı yaptığı zaman, hatta o tarihte hatırlarım, renkli yapalım yapmayalım tartışması yapılıyordu. Biz geldik, renkli oldu geçti gitti. İkinci kanal 30 saat değil 130 saat ama kimse farkında değil. Şu telsizler bütün köylerde var. Köylerden kasabaya haber veriyor. Geliyor musun diye. Telsizlerle konuşuyor. Eskiden casus diye adamı yakalarlardı. Ama modernmiş. Bu modeli de Anavatan getirdi haberiniz olsun. Başka birşey daha söyleyeyim : Futbol meraklıları dikkat etmiştir, şu Avrupa maçlarını görmeye başladığımız zaman bir hayran olduğumuz adamlar ne güzel futbol oynuyor bir de sahaları nasıl yeşil. Acaba bunlar halı mı seriyorlar filan diyorduk.

Şimdi dikkat ediyor musunuz bizim sahalarımızın her tarafı yeşil, öyle değil mi? Ne kadar kısa zamanda değiştik. İşte Anavatan iktidarının getirdiği en önemli şeylerden biri de bu ama göze görünmüyor. Biz geldiğimizde yurt dışına çıkış iki senede bir defa, cebinize 400 dolar koyarlar, ama öyle bir ekonomik durum var ki, siz o 400 doları alırsınız, bir bavulla çıkarsınız. Dönerken maaşallah 10 bavulla gelirsiniz. Tabii karaborsadan döviz almış, bavulları Türkiye'de olmayan şeylerle doldurmuş veyahut da işçi kardeşlerinden bir şeyler almış, Almanya dan bavullarla gelirsiniz. Şimdi bu işi değiştirdik................."

Özal'a Sıkılan Kurşunlar

Peş peşe iki el patlayan silah... Özal, silah sesleriyle birlikte kürsünün arkasında kayboluyor. Hemen ardından yaylım ateşi... Çığlıklar, feryatlar...

Kongre salonu birden mahşer yerine dönüyor. "Başbakanımızı vurdular?" diye bağırıyor biri.

Yüzlerce kurşun sesi ve yaşanan müthiş panik içinde kimse neler olduğunun farkında değil.

Başbakan Özal, kürsünün arkasında sırtüstü yatıyor. Gözlüğü yüzünden fırlamış. Gömleğinde kan lekeleri var. Koruma görevlileri çevresinde etten bir duvar oluşturmuşlar.

Salonda boğuk sesler çıkararak vızıldayan yüzlerce kurşundan korunmak için tam siper yere yatanlar, bu salondan sağ çıkmanın mümkün olmadığını düşünürlerken, silahların susması üzerine yavaş yavaş ayağa kalkmaya başlıyorlar.

İlk şok ve paniğin yerini şimdi merak ve heyecan almıştır. Ayağa kalkanların ilk baktıkları yer, kürsüdür. Özal'a birşey oldu mu?

Mikrofondan yapılan "Duruma hakim olunmuştur, endişe edilecek birşey yoktur. Sayın Başbakanımız ve sayın eşlerinin de hiçbir şeyleri yoktur, sapasağlamdırlar" anonsu herkesin rahat soluk almasını sağlıyor.

Biraz sonra kürsünün altından Özal'ın başı belirecek ve "Gazi Özal" tezahüratı altında konuşmasına hiçbir şey ol-

 Geri

İleri