8

168

169

ve diğer doneleri ile beraber bilgisayara geçiriliyor. Tabii bu malumat o kadar büyük malumat ki, artık tahmin ediyorum iki seneye kalmayacak, yakında etüd yapmak isteyen, araştırma yapmak isteyen, elindeki bilgisayarla dünyanın en büyük bankalarına girme imkânını bulacak. Bu imkânlar yakında olacak. Halihazırda üniversitelerimizde vardır, evlere kadar girecektir.

Telefon sistemimiz, uydu sisteminin gelişmesi çok kolay halledilecektir. Bunun faydası şudur: Devir tam manasıyla bir enformasyon devri haline gelmiştir. Esasen komünist dünyayı mahkum eden hadise de bu olmuştur. Yani teknolojideki bu gelişme bir insana verilecek bilginin çoğalması, onun sınırlarını aşması ve öbür sistemde de, onların sisteminde de insana bilgi vermek mümkün değil. Bir insan bu kadar çok bilgi edinebiliyorsa o memlekette çok gelişme imkânı vardır. İşte biz bunu dört sene içerisinde geliştirdik. Türkiye bu devrini de çok süratli bir şekilde tamamlamak zorundadır. Bunlardan gelelim enformasyon meselesine : Bu değişiklikler Türkiye'nin dış itibarını, dışa açılması ve memleketteki büyük kalkınma meselesini, hepsini bir pota içerisinde düşündüğümüz zaman Türkiye'de enflasyonist baskıların oluşabileceğini de kabul etmek zorundayız. Tersi nedir? Bu enflasyonist baskıların kaldırılmasının yollarına bakalım. Ama o vakit işsizlik, gelişmenin yavaşlaması gibi birtakım meseleler ortaya çıkar. Bizim aradığımız, yapmak istediğimiz deneyli bir kalkınmadır. Ne istihdam meselesinde bir eksikliğimiz olsun istiyoruz, ne de enflasyonla ipin ucu kaçsın istiyoruz. Burada en önemli konu, milli tasarrufların artırılmasıdır. Eğer Türkiye milli tasarruflarını artırabilirse bugün yüzde 17-18 civarında, bu yüzde 25-30'a çıkarsa enflasyon konusunda büyük hamleler yapmış oluruz. Tabii ki şöyle düşünebiliriz, vergi kanunları getiriyoruz. Bugün Meclis'te bu konular görüşülecek. Zannetmeyiniz ki karşımızdaki partiler bize yük olsun diye engelleme yapıyorlar. Zannetmeyiniz ki bu kanunların çıkmamasını halkın menfaati için istiyorlar. Hayır, bu kanunların çıkmaması onların işine geliyor.

Bizim en önemli işimiz birlik, beraberliği devam ettirmemiz, sımsıkı durmamız. Biz her hareketimizde kararlıyız. Bu anlayış içinde devam edersek her engeli aşarız. Aşık Veysel'in bir şiiri vardır : 'Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece.' İşte böyle bir yoldayız. Ama bu yolun sonu selamettir, merak et-

meyin.

Yaptığımız İş Allah İçin Doğrudur

Turgut Özal'ın hayatında, onu derinden etkileyen iki önemli olay vardır. İlki, birinci bölümde anlattığımız, çocukken eşekten düşüp kolunu kırması. İkincisi ise, şimdi anlatacağımız meşum suikast girişimi.

Tarih 18 Haziran 1988.

Ankara'da Atatürk Spor Salonu'nda Anavatan Partisi İkinci Olağan Büyük Kongresi yapılmaktadır. Salon hıncahınç doludur. Delegeler, partililer ve konukların coşkun alkışlarıyla salona giren Başbakan ve ANAP Genel Başkanı Turgut Özal, aynı coşkun alkışlarla kürsüye çıkmıştır ve o etkileyici konuşmalardan birini daha yapmaktadır. Büyük kongreyi açış konuşmasıdır bu :

"...Birinci kongremizi yaptığımızdan bu tarafa üç yıldan fazla bir zaman geçmiştir. Bu üç yılda Türkiye'de çok şeyler değişmiştir, çok önemli hadiseler olmuştur. Türkiye büyük çapta bir kalkınma ve gelişme hamlesi geçirmiştir. Bütün bu gelişme hamlelerinin asıl sebebi hiç şüphesiz ki, Anavatan Partisi'nin memleketin meseleleri ve bunların çözümü konusunda gösterdiği tutarlılık ve kararlılıktır. Bundan sonra da aziz milletimize yaptığımız vaadleri yerine getirmek için aynı politikalarda, aynı kararlılıkla devam edeceğimizi bizzat bu kongrenin huzurunda özellikle belirtmek istiyoruz. Eğer bugün 8-10 sene öncesine gidilirse ve bugünkü Türkiye düşünülmek istenirse, yani 8-10 sene evvel bugünkü Türkiye'yi, Türkiye'nin bugün vardığı noktayı hayal etmek dahi mümkün değildir. Bugün Türkiye, süratle gelişen, huzur içinde, güven içinde, süratle kalkınan ender ülkelerden biridir. Kalkınma hızımız son dört sene içerisinde en yüksek noktalarına çıkmış, ortalaması yüzde 7'ye yaklaşmıştır. 1980'e gelirken bu kalkınma hızının düştüğünü hatırladığınız zaman bu erişilen noktanın ne kadar önemli olduğunu bilhassa belirtmek icap eder. ihracatımız geçen sene 10 milyar dolar sınırını aştı. Bu sene ilk dört ay, geçen senenin ilk dört ayına göre tam yüzde 40 daha yukardadır. Ümit ediyorum ki, tahmin edilmiş olan 1,2 milyar dolar rakamını da epeyce aşacaktır. Bu yıl turizm gelirlerimiz 2,5 milyar doların üzerine

 Geri

İleri