8

158

159

Şimdi de Göz Ameliyatı

Özal'ın sağ gözü, seçim kampanyası sırasında kanama yapmıştı. Bu yüzden propaganda gezilerinden bazısını yarım bırakmak, bazısını da iptal etmek zorunda kalan Özal, seçimden sonra ABD'ye gider.

Daha önce katarakt ameliyatı olduğu Teksas Sağlık Merkezi'ne bağlı Houston'daki Methodist Hastanesi'nde "yirektomi" denilen başarılı bir göz ameliyatı geçirir. Doktorlar, Özal'ın sağ gözünde meydana gelen kanama bölgesini lazerle temizlerler.

Ameliyatı gerçekleştiren Dr. Davit Parke, Özal'ın sağ gözündeki kanamanın durdurulduğunu ve çatlayan kılcal damarın lazerle kaynaştırıldığını açıklar.

Dr. Parke'ın verdiği bilgiye göre, Özal'ın sağ gözüne üç yerden kesilerek girilir. Çapı kalem genişliğinde olan bir aletle mikroskop altında gözün arka tarafında birikmiş olan kan temizlenerek çatlak olan kılcal damar lazerle kaynaştırılır. Daha sonra Özal'ın sağ gözünün retinasında da bir yırtığın varlığı farkedilmiştir. Doktorlar bu yırtığı kapatarak retinanın şeklinin bozulmaması için boşluğa hava verirler.

Dr. Parke'a göre, Özal ameliyattan önce hiçbir şeyi görememekte, sadece aydınlık ve karanlığı ayırdedebilmekteydi.

Özal'ın göz ameliyatında Dr. DeBakey, Kardiyolog Dr. Muhammed Attar, Başbakanın sağ gözünü daha önce katarakt ameliyatı yaparak mercek yerleştiren Dr. İsmet Karacan da bulunur.

ABD Başbakanı Ronald Reagan ile Türkiye Başbakanı Turgut Özal, iyi dostturlar. Reagan, Özal'ın göz ameliyatı ile yakından ilgilenir. Ameliyattan önce Özal'ı Dr. De Bakey'in ofisinden arayarak seçim başarısı nedeniyle kutlar ve kalbi ile ilgili bulguların mükemmel çıktığına sevindiğini söyler.

Özal, 17 gün süren ayrılıktan sonra Türkiye'ye dönecek ve İstanbul Atatürk Havalimanı ile Ankara'da binlerce kişi tarafından karşılanacaktır. Özal'ı karşılayanlar "Seni çok seviyoruz", "Senin için her yerde varız", "Canımız, her şeyimiz, biricik Özal ımız" şeklinde pankartlar taşırlar.

Özal'ın sağlık durumu artık pek iyi değildir. İkisi göz, biri kalp olmak üzere üç ameliyat geçirmiştir. Daha sonra yine

Houston'da ağır bir prostat ameliyatı geçirecek ve bazı komplikasyonlann başgöstermesi üzerine nekahat dönemi uzun sürecektir. Bu ameliyat olayını da ileride sırası gelince anlatacağız.

Özal çeşitli dönemlerde rejimler ve egzersizlerle kilo kaybetmişse de, bu kiloları daha sonra yeniden almıştır. Çünkü onun iki büyük zaafı vardır : Çok yemek yemek ve yüksek tempo ile çalışmak... Houston'daki doktorların da en büyük şikâyeti kilo ve tempodur.

Büyük Reformcuların Değişmeyen Kaderi

Toplumda gelişmeye ve yeniliklere karşı ayak direyenlerin çok olduğu Türkiye gibi bir ülkede, yenilikçi bir cesaretle ortaya atılıp, tabuları yıkmak, köklü reformlar yapmak ve gündeme hergün yeni tartışma konuları getirmek; siyasal, ekonomik ve toplumsal hayatın çeşitli alanlarında adeta deprem gibi sarsıcı yeni düzenlemeleri gerçekleştirmek her babayiğidin yapabileceği işler değildir.

Gazeteci Ertuğrul Özkök'ün dediği gibi, "Hepimizin hayatında, hepimizin her gününde, hepimizin belki her saatinde çok katıldığımız, belki de çok kızdığımız, fikirleriyle bizi sarsalayan bir siyasetçi... Tişörtle askeri birlik denetleyen, uçakla Cezayir'e giderken Cezayir halkından özür dileyerek tarihi bir yanlışı düzelten, ama aynı zamanda bizi kızdıracak, bizi sinirlendirecek, 'bu kadar da olmaz' dedirtecek demeçleriyle, açıklamalarıyla bizi sarsalayan bir insan... Sadece Türkiye'ye değil, çevredeki ülkelere dünyaya yepyeni bir tartışma ortamı sunan bir insan, bir siyasetçi, bir devlet adamı..."

Özal işte budur.

Her büyük reformcu gibi, halk tabanında çok geniş bir sempatizan ve destekçi kitlesi olmasına rağmen, onun da çekemeyenleri, hasımları, hatta düşmanları bile vardı. Onu takdir eden, benimseyen ve ona sempati duyanların arasında bile,tepki modasına kendilerini kaptıranlara, ona ve fikirlerine karşı çıkmayı "elit entel" olmanın bir gereği sayanlara, alışılmışın dışındaki davranışlarına kızanlara, ekonomide "dönüşüm" dediğimiz büyük değişiklikleri çıkarlarına dokunduğu için içlerine sindiremeyenlere; güçlü kişiliği, pragmatizmi ve ka-

 Geri

İleri