8

142

143

da olan DeBakey, Lübnan'dan ABD'ye göç etmiş bir Ermeni'dir. Daha önce de İran Şahı Pehlevi, eski Sovyet Lideri Brejnev, eski İngiltere Kralı Edward ve ünlü komedyen Jerry Lewis'i de ameliyat etmiştir.

Özal'a uygulanan by-pass ameliyatı sırasında vücuttan çıkarılan kalp, 35 dakika çalışmaz. Göğsünde, 20-25 santimlik bir yara açılan Özal'ın koroner damarlarındaki tıkanmış olan iki bölgenin alt kısımlarından aorta, bacağından alınan sağlıklı iki damar parçası takılarak, köprü oluşturulur. Böylece, kanın, tıkalı bölgeye bu köprülerden geçmek suretiyle aşıp kalp dokusuna ulaşması sağlanır. Operasyon sırasında kan dolaşımı pompalarla temin edilir. Vücut ısısı 32'ye düşürülen Özal'ın kalbi yerine oturtulurken, l salise gibi kısa bir süre içinde yeniden çalışmasını sağlamak üzere, 120 voltluk elektrik şoku verilir.

Dr. DeBakey 2,5 saat süren ameliyattan sonra, "Bu by-pass yapılmamış olsaydı, Özal her an bir kalp krizi geçirebilirdi ve bu da hayli tehlikeli olurdu" diye açıklama yaparken, operasyonu gerçekleştiren ekipte bulunan Prof. Dr. ismet Karacan, görüşlerini şöyle dile getirir :

"Turgut Özal by-pass ameliyatı geçirmemiş olsaydı bir yıl içinde ölecekti. Özal için risk ve tehlike ortadan kalktı."

Özal, geçirdiği by-pass ve nekahat dönemi dolayısıyla tam 33 günü geçirdiği Methodist Hastanesi'nden 14 mart 1987'de taburcu olur. Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Michael De Bakey'in, üzerinde imzası bulunan altın kol saat armağan ettiği Özal'a nekahat dönemi ve sonrası için tavsiyeleri vardır.

İlk iki hafta içinde yapacağı ziyaretlere sabah ve öğleden sonra birer saat ayıracaktır. Mümkünse üç ay süreyle iç ve dış gezi yapmayacaktır. Kilo almamaya dikkat edecektir.

Dr. DeBakey, Özal'a, "Üç ay sonra istediğiniz her şeyi eskisinden daha iyi yapabileceğinizi göreceksiniz" der. Özal da aynı kanaattedir:

"Programımda herhangi bir değişikliğe gerek görmeksizin vazifemi sürdüreceğim."

Başbakan Turgut Özal, Houston'da geçirdiği ve Dr. De-Bakey'in deyimiyle "turp gibi" çıktığı ameliyattan sonra, İn-

giltere'nin başkenti Londra'ya geçer. Orada çok ciddi bir uluslararası sorunla karşılaşacak ve aşağıda anlatacağımız gibi, Ege'de patlak vermek üzere olan Türk-Yunan savaşını büyük bir ustalıkla önlemeyi başaracaktır.

Ankara'da, 56 günlük bir ayrılıktan sonra görkemli şekilde karşılanan Özal, uçağın merdiveninde kendisini karşılamaya gelenleri selamlar ve "Bu güzel güneş altında Ankara'ya gelmekten, sevgili vatandaşlarımı tekrar görmekten bahtiyarım" der.

Başbakan Esenboğa'dan Konut'a ancak beş saatte gelebilir. Özal'ı taşıyan "Petek" otobüsü, Başbakanlık Konutu'na geldiğinde, kurbanlar kesilir ve Başbakana sevgi gösterilerinde bulunulur.

Özal bir mesaj yayınlayarak, yurda dönmekten büyük mutluluk duyduğunu bildirir. Mesajda şunları söyler :

"Şubat ayı başında ABD'ye yaptığım resmi ziyaretin akabinde, başarılı bir kalp ameliyatı geçirerek yurda döndüğüm için büyük mutluluk duyuyorum. Beni tekrar sağlığıma, vatandaşlarıma ve memleketime kavuşturan Cenab-ı Hak'a hamd olsun.

Türkiye'den ayrı olduğum süre zarfında her türlü meseleyi dikkat ve titizlikle götüren hükümetimize, grubumuza, milletvekillerine ve bütün ilgililere teşekkür ediyorum.

Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, hastalığım esnasında gösterilen yakın alâka dolayısıyla, vefakâr ve kadirşinas bütün vatandaşlarıma ve iyileşmem için dualarını esirgemeyen çocuklara, gençlere, yaşlılara ve herkese en kalpten şükranlarımı sunuyorum."

96 Saat Süren Krizin Hikâyesi

"Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerginlik her an çatışmaya dönüşebilir."

Başta CNN olmak üzere dünyanın en büyük televizyonları ve haber ajanslannca yayılan bu flaş haber, 27 Mart 1987 Cuma günü tüm dünyanın gözlerini Ege'ye çevirmesine yol açmış, NATO ve AT ülkelerinin yüreğini ağzına getirmişti.

 

 Geri

İleri