8

134

135

Biz aldığımız borçları, kimseye devretmek niyetinde de değiliz.

İhracatımız ve turizmimiz bu tempo ile artarken, biz borç ödemede hiçbir zaman sıkıntı çekmeyiz. Üstelik aldığımız paraları da verimli projelere harcıyoruz.

Mesele şudur :

Türkiye'de akıllı, hesap kitap bilir, Avrupa tipi bir yönetim mi istiyoruz?

Yoksa Latin Amerika'daki gibi, birkaç sene bir eli yağda, bir eli balda, ondan sonra 8-10 sene sefalet içinde bir ülke mi istiyoruz?

Yavuzcuğum,

Çiftçinin satın alma gücüne gelince :

1980'de haziran-aralık arası mazotun litresi 26 ile 36 lira arasıdır. Ortalama 32 lira eder.

* 1980'de bir litre mazot için 3.1 kilo buğday satmak lâzımdı.

1986'da bir litre mazot için 2.6 kilo buğday, stopajı düşersek 2.8 kilo buğday satmak lazım. Yani buğday çiftçisi şimdi daha iyi durumda.

1980'de bir kilo buğdayla 1,5 kilo (KAN) gübresi alabilen köylü, 1986'da da aynı gübreyi alabilmektedir. Değişen bir şey yok.

Fındık üreticisi için de durum aynıdır.

1980'de bir kilo fındıkla 3,5 litre mazot alınırken;

1986'da 3,5 litre mazot alınıyor.

1980'de bir kilo fındıkla 15 kilo (KAN) gübre alınırken, 1986'da bu rakam 14 kilo (KAN)'dır.

Pancarda durum daha enteresandır.

Türkiye 1975'te 107 bin ton şekeri dışarıdan almış. Yani ithal etmiş.

Yine Türkiye, 1980'de 206 bin ton şekeri ithal etmiş

Yani Türkiye'nin şekeri kendisine yetmemiş. Üretim yetersiz.

Bir de 1984 ve 1985'e bakalım : Toplam 794 bin ton şeker ihraç etmişiz,. Yani üretim artmış. Fazlasını dışarıya ihraç etmişiz.

Bu sene 380 bin hektarda pancar ekiliyor. Bu, Türkiye rekorudur.

Bir ton pancara karşı alınabilen mazot 86 litreden 79 litreye düşmüş görünüyor. Ama üretim arttığı için çiftçi zaten daha fazla kazanıyor. Aynı şekilde bir ton pancarla 1980'de 137 kilo DAP gübresi alan çiftçi, 1986'da 133 kilo alıyor. Ama üretim arttığından dolayı, geliri arttığı için çiftçi avantajlı durumda. Hele kaliteli tohum kullanıp üretimini 2-3 misli artıran çiftçi çok daha kârlı durumda.

Onun için hesapları yaparken her hususu hesaba katmak gerek. Eskiden ne üretiyordu? Şimdi ne üretiyor?

Yavuzcuğum,

Esasında çok daha önemli bir nokta var.

Çiftçinin buğdayına, pancarına, pamuğuna, fındığına, tütününe, çayına onun oyunu almak ve gözünü boyamak için 5-10 lira fazla vermesini ben de bilirim.

Ama bu mudur köylünün dostu olmak?

Sen köylüye birkaç lira fazla fiyat ver. Ama o köye giden hizmetler aksasın. Yolu, suyu, elektriği, telefonu, kaliteli evi olmayan köylüye birkaç lira fazla vermişsin neye yarar?

O köylü hastalanınca doktoru telefonla arayamıyorsa, şehre gitmek için katır kullanıyorsa, içtiği kuyu suyu mikropluysa, geceleri karanlıkta oturuyorsa, mahsulüne verdiğin birkaç lira fazlanın ne önemi var? O parayı bir hafta sonra gidip tüccara kaptıracaktır.

Türkiye'de 1980 ile 1986'yı karşılaştırırken insaflı olmak lazım.

Biz köylerimizi Almanya'nın, Avrupa'nın köyleri gibi gelişmiş yapmak için ter döküyoruz.

Biz de biliriz köylünün ağzına bal çalmayı.

Ama köylümüzün ağzına bal çala çala, köylerimizin düştüğü hali sen de görüyorsun.

 

 Geri

İleri