8

130

131

Birinci Büyük Kongre

Anavatan Partisi, Özal'ın usta elleriyle şekillenmiş ilginç bir siyasi mozaikti. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, siyasi görüşler arasındaki keskin ayrılığı törpüleyen, insanları bir kavşak noktasında buluşturarak uzlaştıran Ozal, tabanda dört ayrı eğilimin birleşmesine karşılık, tavanda yeni parti üst yönetiminde farklı eğilimlerin gizli veya açık şekilde sürdürdükleri hakimiyet kavgasını görüyor ve buna çok üzülüyordu. Bu kavganın sonuçta kendisine, partiye ve ülkeye zararı dokunacaktı.

ANAP'a oy veren farklı eğilimdeki seçmen sağduyusu, partiyi yöneten kadroda maalesef yoktu. Yönetici kadro arasındaki hakimiyet kavgası örgüte de yansıyor ve partinin iki yılda sergilediği başarılı bütünlük tablosu giderek tehlikeye giriyordu. Çekişme daha çok Hareketçilerle Muhafazakârlar arasında yoğunlaşıyordu. Muhafazakârların başında Mehmet Keçeciler, Hareketçilerin başında Mustafa Taşar - Halil Şıvgın - Veysel Atasoy üçlüsü vardı. Başlarında Haydar Özalp'in bulunduğu eski Adalet Partililer ise en ılımlı grubu oluşturuyordu.

İşte, Anavatan Partisi, bu şartlarda ve böyle bir görüntü içinde ilk büyük kongresini yapacaktır.

Özal, kongreden önce Keçeciler, Taşar ve Şıvgın'ı yanına çağırarak, "Üçünüze de listede yer vereceğim" der. Bunun anlamı şudur:

"Partiiçi anlaşmazlığa artık son verin"

ANAP birinci büyük kongresi 13 Nisan 1985 günü Ankara'da Atatürk Spor Salonu'nda toplanır. Mehmet Keçeciler, Halil Şıvgın, Mustafa Taşar ve Veysel Atasoy, kongre salonuna gövde gösterisi yaparak girerler. Herbiri ayrı ayrı alkışlanır ve omuzlara alınır.

Özal kongre salonuna girdiğinde herkes ayağa kalkar. "En büyük Özal, başka büyük yok" diye bağırırlar. O, partinin tek ve tartışmasız lideridir.

Yapılan seçimlerde, Özal, oybirliğiyle genel başkan seçilir. Parti yönetimine ise şu üyeler getirilir :

Mesut Yılmaz, Zeki Yavuztürk, Mehmet Keçeciler, Hüsnü Doğan, Kâzım Oksay, Şadi Pehlivanoğlu, Vehbi Dinçerler,

Mustafa Taşar, Veysel Atasoy, Ali Tanrıyar, Haydar Özalp, Eyüp Aşık, Mustafa Kalemli, Halil Şıvgın, Necat Eldem, İlhan Aküzüm, Şükrü Yürür, Metin Emiroğlu, Safa Giray, Mükerrem Taşçıoğlu, Ayçan Çakıroğulları, Doğancan Akyürek, İlker Tuncay, Cengiz Tuncer, Akgün Albayrak, Güneş Taner, Metin Gürdere, Leyla Yeniay Köseoğlu, Kâzım Yücelen, Alaattin Kısakürek, Ali Dizdaroğlu, Oltan Sungurlu, Fahir Sabuniş, Süha Tanık, Sabahattin Araş, İbrahim Özdemir, Bülent Akarcalı, Ferruh İlter, İsmet Oktay,

Kongreden sonra Veysel Atasoy Ulaştırma Bakanlığı'ndan istifa etmeye kalkar, fakat Özal'ın müdahalesiyle bundan vazgeçer.

Özal'ın ağırlığı ve partiiçi dengeleri gözeterek hazırladığı liste sayesinde, henüz partileşme aşamasında olan ANAP, ilk büyük kongreyi kazasız belasız atlatır.

Çok Çalışmamız Gerekiyor

Turgut Özal, günün yirmi dört saatine sığmayan yoğun çalışmaları sırasında kâh hükümet, kâh parti meseleleriyle uğraşırken, basını dikkatle izlemeyi de ihmal etmez. Özellikle ekonomik konulardaki eleştirilerde hata ve haksızlık yapılmışsa, hiç dayanamaz. Eleştiriyi yazan gazeteciye hemen bir mektup veya düzeltme yazısı gönderir. Halkın bilgilendirilmesi ve doğruları öğrenmesinin sağlanmasında bu da bir yoldur.

Gazeteci Yavuz Donat'a 1987 yılında gönderdiği bir mektup, Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin ve o güne kadar yapılanların anlatılması bakımından önem taşıdığı için, o mektubun tam metnini kitabımıza almayı uygun gördük.

Donat, Tercüman gazetesindeki köşesinde, 16 Mayıs 1987'de, "Alt Kattakiler" başlıklı bir yazı yayınlanır. Yazıda, bazı Avrupa ülkelerindeki işçilerin kazançları, ödedikleri vergi oranları rakamlarla anlatılır ve Türkiye'deki durumla mukayese edilir.

Özal, o yazıya cevap olarak Donat'a gönderdiği mektupta

(1) Tercüman Gazetesi, 21 Mayıs 1987

 

 Geri

İleri