8

126

127

Olay, TRT'nin 5 Ocak 1984 günü 13.00 haber bülteninde Devlet Bakanı İsmail Özdağlar'ın görevinden istifa ettiğini duyurması ile patlak verir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cemal Büyükbaş Devlet Bakanlığı'na kaydırılmış, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na Devlet Bakanı Sudi Türel, Özdağlar'dan boşalan Devlet Bakanlığı'na ise İstanbul Milletvekili Mustafa Tınaz Titiz atanmıştır.

Sürpriz olarak karşılanan kabine revizyonu çeşitli söylentilerin çıkmasına sebep olunca, TRT'nin 23.00 haberlerinde Başbakanlık tarafından yine sürpriz bir açıklama yapılır ve Özdağlar'ın ciddi yolsuzlukla suçlandığı bildirilir.

Ondan sonra herşey yıldırım hızıyla gelişir. TBMM Özdağlar için verilen soruşturma önergesini oy birliğiyle kabul eder ve sabık bakanın Yüce Divan'a sevkedilmesi kararlaştırılır.

Özal tarafından, rüşvet ihbarının doğruluk derecesini araştırmakla görevlendirilen Adnan Kahveci, iki yıl sonra, gazeteci Yavuz Donat'a olayı şu şekilde anlatacaktır : (1)

"O arkadaş ruhi yönden hastaydı. Büyük sorunları olan bir çocuktu. Devamlı geleceğinden korkan, geleceğini başka şekilde garanti altına almak isteyen... Muhatap olduğu işadamlarından külliyetli para sızdırarak, niyeti 2-3 milyar servet yapmaktı. Ama, tahminim 150-200 milyon civarında aldığıdır.

Oğlunun sünnet düğünündeki masraflarını hangi işadamının ödediğini rahmetli Egemen Bostancı bana söyledi. O işadamını sıkıştırdık, renk vermedi. Anlaşmalıydı hepsi. De-

(1) Adını ilk kez Özdağlar olayında duyuran Adnan Kahveci, kendine özgü tavırları, konuşmaları, ilginç buluştan, üretkenliği, çalışkanlığı ve dürüstlüğüyle Türkiye'nin en gözde politikacılarından biriydi. Yoksul bir memur ailesinin çocuğu olarak Trabzon'da dünyaya gelmiş, çocukluğunda pazarcılık yapmış, Tommiks, Teksas dergileri satarak aile bütçesine katkıda bulunmaya çalışmıştı. Ortaokul ve liseyi bitirdikten sonra öğrenimini ABD'de sürdürdü. Kahveci, gazeteci Emin Çölaşan'a kendisini şöyle anlatmıştı:

"Lisansım, elektronik mühendisi... Bilgisayar konusunda master yaptım. Bulunduğum tndiana Eyaleti'nde, emlakçilik ruhsatı alan tek yabancı bendim. Turgut Bey'i babamdan çok severim." ABD'den yurda dönüşünde ikinci MC Hükümeti'nin içişleri Bakanı Korkut Özal'la birlikte Emniyet Teşkilatı'nm elektronik işleriyle uğraşan ve bir süre özel sektörde çalıştıktan sonra Turgut Özal'ın danışmanı olan Kahveci'nin ANAP kurucu üyeliği ve milletvekili adaylığı 1983 seçimlerinde Milli Güvenlik Konseyi tarafından veto edildi. 1987 seçimlerinde istanbul'dan milletvekili seçildi.

Devlet, Maliye ve Gümrük Bakanlıktan da yapan Adnan Kahveci, Ocak 1983'te kendi kullandığı otomobille istanbul'a giderken geçirdiği trafik kazasında eşi ve tazı ile birlikte hayatını kaybetti.

dikodular ayyuka çıkmıştı. Özdağlar çok korkusuzdu. Yasaları biliyordu. Kimsenin suçüstü yapamayacağına güveniyordu. Başbakan ikaz etti. Semra Hanım ikaz etti. Mengencioğlu'nun ismini ben vererek ikaz ettim. Ben de komplo olabilir diye düşünüyordum. Bant olayından çok önce...
Mengencioğlu gelip de, 'Bu adam yine benden para istiyor deyince 'tespit ettirin' dedik. Aslında,Özdağlar'ın tek hatası Başbakanın yanında itiraf etmesidir. İtiraf edince zannetti ki, Başbakan dışarıya aksettirmeyecek. Bütün hatası o oldu. İtiraf etmeseydi bizim hiçbir şey ispatlayacak halimiz yoktu. Teypteki konuşmaları kayınpederinin isteği şekline çevirilebilirdi. Orada itiraf etti, parayı iade edeceğini söyledi. Ama, Başbakan olayı açıklayınca 'Vay ben ne yaptım?' diyerek herşeyi inkâr etmeye başladı.
Bakanlığı, akçalı işlerle ilgili bir bakanlıktı. Her işi bir karşılıkla yapmayı kafasına koymuş. Çok organize ettiğini sonradan anladık. Bütün telefonlarına, ofisinde ne kadar telefon varsa teyp bağlatmış. Yaptığı bütün konuşmaları teybe almış. Bir özel cihazla... O cihaz hâlâ orada duruyor. Söktürmedik. Tınaz Titiz Bey'in makamında... Konuşmaları tespit amacı... Herhalde uzun vadeli bir plan yapmış. Yakalanırsa elinde başkalarına karşı kullanacağı deliller olsun diye... Nitekim, yakalandıktan sonra gelip Mehmet Keçeciler'in orada, 'Benim de elimde bantlar var, açıklarım' dedi. Tayin istekleri falan... 'Açıkla' dedik, 'Ne biliyorsan...
Niyeti kötüydü. Allah tökezletti. Ben gayri kanuni şekilde müdahale ettiğimi itiraf ediyorum. Ama, kanuni olarak müdahale imkânı yoktu. 82 Anayasasını hazırlayanların yaptıkları genel düzenlemeyle kanuni olarak müdahale imkânı yoktu. Hiç bir hukukçu da 'şu hukuk yoluyla bu adamı yakalardınız' diyemiyor. Müdahele etmesek başka yerden patlak verecekti. Adam pervasızca herkesi yolup servetini büyütüyordu.
Kendisi hakkında nihai kararımı mahkemede verdim. Anayasa Mahkemesi'nde tanık olarak konuşurken gözlerini kaldırıp bir defa yüzüme bakamadı. Suçsuz olsa bakardı. Mahkeme heyeti teybi dinletirken de devamlı gözlerine baktım. Yine kaldırıp yüzüme bakamadı. Bir saniye bile... O anda kararımı verdim."
Devlet Bakanı İsmail Özdağlar, rüşvet aldığının iddia edil-
 Geri

İleri