8

122

123

kendi hükümetlerinin düşmesine sebep olmuşlardı.

Bir yerde hastalık varsa, en etkin ve kesin tedavi yolu, hastalığa neden olan virüsü bünyeden kesip atmaktır.

İktidarın daha birinci yılı dolmadan bir siyasi bunalıma meydan vermemek, partiyi ve hükümeti zaafa uğratmamak kararındadır.

Bacanağı İçişleri Bakanı Dr. Ali Tannyar ile Maliye ve Gümrük Bakanı Vural Arıkan'ın istifalarını ister. Tanrıyar hemen istifa eder. Arıkan ise "İstifa etmem. Azlederlerse ederler" diye direnir.

Özal, Anayasa'nın verdiği yetkiye dayanarak, Cumhurbaşkanından, Vural Arıkan'ın bakanlıktan azledilmesini ister. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Başbakanın önerisini kabul eder ve Arıkan bakanlıktan azledilir.

Böylece, Özal, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bakan azleden başbakan, Arıkan ise ilk kez görevden azledilen bakan unvanını alırlar.

Özal'ın Ağlamasına Neden Olan Olay

1985 yılının başları...

ANAP'ın iktidara gelişi ve Özal'ın başbakan oluşunun üzerinden henüz on dört ay geçmiştir.

İşadamı Uğur Mengencioğlu şok bir açıklama yaparak, Devlet Bakanı İsmail Özdağlar'ın kendisinden rüşvet istediğini ihbar eder.

Birkaç ay önce Vural Arıkan, şimdi İsmail Özdağlar... Özal, yaşamının belki en derin üzüntüsünü Özdağlar olayında yaşayacaktır.

Çöküşü de yükselişi kadar hızlı olan İsmail Özdağlar ilginç bir insandı.

1950 yılında Manisa'nın Demirci ilçesinde doğmuştu. Yoksul bir ailenin zeki ve çalışkan çocuğu olarak ilk ve ortaokulu Demirci'de bitirdikten sonra Ankara Fen Lisesi'ni kazandı. 14 yaşında lise öğrencisiyken büyük adam olmayı kafasına koymuştu. Arkadaşları gezip tozarken, ufak tefek çapkınlıklar ya-

parken onun bütün dünyasını dersleri ve kitapları dolduruyordu.

1967 yılında Fen Lisesi'ni bitirdi ve giriş sınavlarında 28. olma başarısını göstererek Ortadoğu Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümüne girdi. Sınavlardaki başarısıyla hazırlık sınıfını da atlamış oluyordu.

Özdağlar'ın ODTÜ'de okuduğu yıllar, öğrenci hareketlerinin tırmanışa geçmeye başladığı yıllardı. ODTÜ Deniz Gezmiş'in karargâhı haline getirilmişti. Özdağlar öğrenci hareketlerinin dışında kalmayı başardı. Kendi ifadesiyle ağaç dikme törenleri dışında hiçbir harekete katılmadı.

ODTÜ'deki öğrenimini dört yılda tamamladı. Bu arada Necmettin Erbakan ve Korkut Özal'la tanıştı. ODTÜ öğrencisi iken başlayan ve gelecekte büyük ölçüde kaderini etkileyecek olan bağlantılar artık onu yalnız bırakmayacaktı. Dini ve siyasi eğilimleri de ortaya çıkmaya, kişiliği bu eğilimlere göre belirmeye başlamıştı. Üniversite öğrenimini tamamlar tamamlamaz hemşehrisi Zahide Hanımla evlendi. Zahide Hanım Öğretmen Okulu mezunuydu ve kafa yapılan Özdağlar'la uyuşuyordu. Türk Eğitim Vakfı'nın bursuyla ABD'ye giderken eşini de yanında götürecekti. İndiana Üniversitesi'nde işletme üzerine master yaparken bir taraftan da para kazanmanın yollarını arıyor, araba alıp satıyordu. Eşi Zahide Hanım da terzilik yaparak bütçeye katkıda bulunuyordu.

İsmail Özdağlar Amerika'da masterini tamamlayıp yurda döndükten sonra Ankara Etimesgut'ta yedeksubay olarak askerliğini yaptı. Terhis olunca Malatya'da işçi ortaklığı ile kurulan Yifaş İplik Fabrikası'nın genel müdürü oldu. Henüz 25 yaşındaydı. Malatya'daki bu ilk görev, gelecekte Turgut Özal'la kurulacak ve trajik biçimde bitecek kader birliğinin de ilk adımıydı. O dönemde Gıda ve Tarım Bakanı olan Korkut Özal'ın takdirini kazanan Özdağlar 1976 yılında TEKSAN (Takım Tezgahları Sanayii) Genel Müdürlüğüne atandı. 12 Eylül'den sonra TEKSAN'dan ayrılmak zorunda kaldı. Ama arkadaşları arasında adı "Taksan İsmail" kaldı. 1982 yılında ise Okumuş Holding'in Ankara Koordinatörlüğüne getirildi.

Sonrasını, gazeteci Hulusi Turgut "12 Eylül Partileri" adlı kitabında şöyle anlatır :

 Geri

İleri