8

116

117

sayısı artırılır. Modern turizm anlayışı getirilir ve buna uygun yatırımlar gerçekleştirilir. İzlenen kambiyo rejimi ve diğer politikalar sonucu, turizm gelirleri sürekli artar. 1989'da 2.5, 1990'da 3.9 milyar dolara yükselir.

Turgut Özal, telekomünikasyon alanında Türkiye'yi gelişmiş ülkeler düzeyine getirme başarısını da gösterir. 1984 yılından itibaren elektronik mektup, teleteks, telefon, görüntülü telefon, umumi telefon, kablosuz telefon, devre ve paket anahtarlamalı data santrali, araç telefonu, çağrı sistemi, video konferans sistemi, multy-access radyo-link sistemi ve telsiz sistemi hizmete girer. Bu yeni sistemlerin yaygınlaştırılması ve kapasitelerinin artırılması sağlanır. 1988 yılında, telebilgi olarak adlandırılan videoteks sistemi de hizmete sokulur. Böylece çağdaş telematik ve informatik hizmetler yönünden Türkiye'nin hiçbir eksiği kalmaz.

Ayrıca, en ücra köylerde bile otomatik telefon sayesinde dünyanın her yeriyle haberleşme imkânı sağlanır. Köylerin telefona kavuşturulmasına büyük hız verilir. Türkiye'de telefonu bulunan köy sayısı 1975 yılında 3.427 iken 1989'da 37.664'e çıkar.

Özal, sosyal ve idari yapı ile ilgili köklü reformlar da yapar. Eğitimden sağlığa, bürokrasiden spora, aileden sosyal hizmetlere, işçiye, esnaf ve sanatkâra götürülen hizmetlere kadar her alanı kapsayan reformlarla, Türkiye'nin sosyal ve idari yapısını büyük ölçüde değiştirir, çağdaşlaştırır.

Yeniden düzenleme çalışmalarıyla, etkin ve verimli bir idarenin kurulması amaçlanır. İdareyi uğraştıran, vatandaşı ise bıktıran işlemler en aza indirilir.

İdari usul ve işlemlerde yapılan yeni düzenlemelerle, fertlerin devletle olan ilişkilerinde, doğumdan başlayarak evlenme, ölüm, trafik, ehliyet, pasaport, plaka, tapu ve vergi konularında karşılaştığı güçlükler azaltılır, bu sayede kamu hizmetlerinin süratli, düzenli, etkin, verimli ve ekonomik şekilde yürütülmesi sağlanır.

Yerel Seçim Zaferi

Turgut Özal, 6 Kasım 1983 genel seçimlerinde Anavatan

Partisi'ni iktidara getirip Başbakan olduktan sonra, ikinci seçim sınavını 25 Mart 1984'te verecektir.

Ancak bu seçimden önce, reform niteliğinde bir düzenleme yaparak, Türkiye'de ilk kez "Büyükşehir Belediyeciliği" ni başlatmaya karar verir. Özal'ın bu atılımı, belediye hizmetlerinde etkinliği ve verimi artıracak, kaynakların daha rasyonel kullanılmasını ve altyapı seferberliğinin başlatılmasını sağlayacaktır.

Özal, riskten çekinmeyen gözükara bir politikacıdır ama, onunki, "mantıklı ve temkinli" davranmayı asla gözardı etmeyen bir gözükaralıktır. Karar verirken gerekli araştırmaları yapar. Fazla ayrıntılarla uğraşmamakla birlikte, iyi tahlil eder.

Meselâ karar vermeden önce, 6 Kasım seçimlerinde hangi seçmenden ANAP'a oy geldiğini araştırır. ANAP'a oy veren seçmenlerin yüzde 50'si AP'li, yüzde 28'i CHP'li, yüzde 15'i MSP'li, yüzde 5'i de MHP'lidir. Bu da dört eğilimin ANAP'ta birleştiğini göstermektedir.

Özal, iki ayrı araştırma daha yaptırır.

Birincisi, 6 Kasım 1983 seçimlerine giremeyen partilerin de katılacağı bir yerel seçimde, ANAP'ın oylan ne ölçüde azalacaktır?

İkincisi, yerel seçimlerde izlenecek strateji ne olmalıdır?

Araştırma sonuçlarına göre, ANAP, yerel seçimlerden de birinci parti olarak çıkacaktır. ANAP'ın yüzde 37.5 SODEP'in yüzde 26.9, HP'nin yüzde 11.4, DYP'nin yüzde 11, MDP'nin ise yüzde 5.2 oranında oy alabileceği belirlenir.

Seçmen, ANAP'ın reformist ekonomik potikalarından, ılımlı ve yumuşak tutumundan memnundur. Huzur ve istikrarın devam etmesini istemektedir.

Öyleyse, yerel seçim stratejisi bu ana unsurlara oturtulmalıdır.

Özal, araştırma sonuçlarını değerlendirir, hesabını yapar ve kararını verir:

Yerel seçimler 25 Mart 1984'te yapılacaktır.

O günlerde, 6 Kasım genel seçimlerine askeri yönetim ta-

 Geri

İleri