8

114

115

başında dünyanın kalkınmış ilk on ülkesi arasına sokmaktır.

"İçeride iktisaden güçlü ve müreffeh, dışarıda ise itibarlı, sözü geçer bir Türkiye...

Köyleri ışıl ışıl, şehirleri tertemiz, sanayi ve tarımda ileri, insanları mutlu bir Türkiye...

On yılda erişeceğimiz seviye, Türk asrıdır.

Başlattığım reformların sürdürülmesi halinde, on yıl sonrasının Türkiye'sinin ekonomik göstergelerini tahayyül etmek bile mümkün değildir."

Bunları söylediğinde, onun hayal gördüğünü iddia ederek dudak bükenler, aradan fazla bir zaman geçmeden, ne kadar yanıldıklarını anlar ve toplumun ortak ülküsü haline gelen büyük hedeflere doğru koşanlara katılmaktan başka çare olmadığını kabul ederler.

Özal'ın yaptıkları ve gösterdiği hedefler, özgüveni ve Türk olmaktan gurur duymayı da beraberinde getirir. "Biz adam olamayız" karamsarlığı, "Bir lokma bir hırka, gerisi neme gerek" miskinliği birden bire tarihe karışır.

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Memduh Hacıoğlu'na göre Özal, "Türk toplumuna büyük hedefler çizebilen yaratıcı bir liderdir. İş dünyası Turgut Özal'ı ekonomimizi dünya standartlarıyla buluşturan, bu konuda taviz vermeyen bir düşünce adamı olarak hatırlayacaktır. Özal çok kısa bir süre içinde Türk toplumunu 'ekonomi-ekonomik düşünce' ile tanıştırdı. Girişimciliğe bilinçli bir duyarlılık getirdi. Ekonominin tüm kurumlarıyla birlikte Türk insanının zihniyet ve düşünce biçiminde uluslararası rekabetin dinamik dünyasını açtı. Özal'lı yıllarda Türkiye, serbest piyasa ekonomisinin geri dönmezliğini içine sindirdi. Kısaca Özal, dünya kavramlarını Türk toplumuna lâyık görüp onları ülkesine taşıdı."

Turgut Özal, 2000'li yılların kalkınmış Türkiye'sinin sosyoekonomik altyapısını ve kurumlarını oluşturmak için, 1984 yılından itibaren para, döviz ve sermaye piyasalarında yeni kurumların devreye sokulmasına ve para politikasının daha etkin şekilde uygulanabilmesi amacıyla yeni araçların geliştirilmesine ağırlık verir.

1986 yılında gerek para gerekse sermaye piyasası alanında

önemli kurumsal gelişmeler sağlanır. Merkez Bankası bünyesinde kurulan bankalararası para piyasası, daha önce bankalar arasında bölüntülenmiş olan piyasayı bütünleştirerek daha etkin bir duruma getirir. Böylece banka sistemindeki likidite durumu sağlıklı bir göstergeye kavuşturulmuş ve bankaların daha rasyonel nakit idaresi yapabilmeleri mümkün hale sokulmuş olur.

Yeni bir yapıya kavuşturulan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, hisse senedi piyasasının yaygınlaşması açısından önemli bir kurumsal gelişme olarak görülür. Borsanın faaliyete geçmesiyle birlikte hisse senedi yatırımcılarının piyasaya olan güveni artar.

Sermaye piyasasının hukuki ve kurumsal çerçevesinin oluşturulmasının ardından, özel ve kamu kesiminin ihtiyaç duyduğu fonların teminine yönelik yeni araçlarla ilgili düzenlemeler yapılır. Katılma intifa Senetleri, Kâr-Zarar Ortaklığı Belgesi, Finansman Bonosu, Banka Garantili Bono uygulaması yanında, Kamu Ortaklığı Fonu tarafından ihraç edilen Gelir Ortaklığı Senetleri yeni araçlar olarak sermaye piyasasında yerini alır. (1)

Özal'ın en büyük başarılarından biri de, elektrik enerjisi üretiminde artış sağlayarak, kısıtlamalara ve dışalıma son vermesidir.

Elektrik enerjisi üretimi, 1983'ten itibaren, sanayi üretimine darboğaz olmaktan tamamen çıkar. Hatta 1975'te 96 Gwh miktarda başlatılan ve 1983'te 2233 Gwh'ye çıkan elektrik enerjisi ithalatı, iç kaynaklardan sağlanan elektrik enerjisi miktarındaki artış nedeniyle 1986'da büyük ölçüde azalır, daha sonra tamamen kaldırılır. Elektrik enerjisi ithal eden Türkiye, iç talebi bütünüyle karşılayacak elektrik enerjisi ürettikten başka, Bulgaristan gibi komşu ülkelere ihracat da yapmaya başlar.

Elektrik enerjisi üretiminde sağlanan gelişmeler paralelinde, köy elektrifikasyonu çalışmalarına da hız verilir. Tüm köylerin elektriklendirilmesi sağlanır.

Özal'ın çok önem verdiği sektörlerden biri de turizmdir. 1983'ten itibaren turizm teşvikleri genişletilir, tesis ve yatak

(1) DPT, "1980'den 1990'a Makroekonomik Politikalar", s. 21, 27

 Geri

İleri