8

10

11

O da "Herhangi Bir Çocuk" Muydu?

Hikayemiz 1927 yılında Malatya'da başlar.

O yıllar zor yıllardır. Birinci Dünya Savaşı biteli dokuz, Ulusal Kurtuluş Savaşı zaferle noktalanalı beş, Cumhuriyet ilan edileli dört yıl olmuştur. Savaşların yıktığı ve yoksullaştırdığı Türkiye, kendi yağıyla kavrulmaya ve ayakları üzerinde durmaya çalışmaktadır.

Malatya da, Anadolu'nun göbeğinde, yoksulluktan kurtulma savaşı veren kentlerden biridir. O yıllar bir kasaba görünümünde olan Malatya, yine de çoğu Anadolu kentlerine oranla daha düzenlidir, daha bir gelişmiştir. Mesela, yeni Başkent olan Ankara'nın yanında neredeyse küçük Paris gibidir.

Yoksul Anadolu'nun bu yoksul kentinde yaşayan Mehmet Sadık Bey'le eşi Hafize Hanım'ın tek katlı mütevazi evlerinde tatlı bir heyecan yaşanmaktadır. Hafize Hanım'ın doğum sancıları başlamıştır. İlk çocukları dünyaya gelecektir.

Mehmet Sadık Bey, kendi olanaklarıyla din eğitimi görmüştür. "Kızlar Mektebi"ni bitiren Hafize Hanım ise genç Cumhuriyetin ilk kadın öğretmenlerinden biridir. Akıllı ve bilgili bir kadındır. O günlerin küçük ve muhafazakar Malatya'sında kısa kollu elbise giyer, başına şapka takar. Tam bir Cumhuriyet öğretmenidir.

Mehmet Sadık Bey, eşinin de teşvik ve zorlamasıyla dışarıdan sınava girerek ilkokulu bitirir. Önce Malatya Belediyesi'ne girer. Bir süre sonra Ziraat Bankası'na geçer.

 

 Geri

İleri